TEDxYouth@Sydney

Emily Parsons-Lord: Art made of the air we breathe

Emily Parsons-Lord: Soluduğumuz havadan yapılan sanat

Filmed:

Emily Parsons-Lord, dünya tarihinin -- Karbon döneminin temiz, taze havası ve Büyük Yok Oluşun maden-suyu tadındaki havasından, yarattığımız geleceğin zehirli havasına kadar -- belirli anlarına ait havaları yeniden yaratıyor. Havayı sanata çevirerek, bizleri, etrafımızdaki görünmez dünyayı tanımaya davet ediyor. Bu yaratıcı, ilginç konuşmada dünyanın geçmişini ve geleceğini soluyun.

- Artist
Emily Parsons-Lord makes cross-disciplinary contemporary art that is informed by research and critical dialogue with materials and climate science. Full bio

If I asked you to picture the air,
Havayı resmetmenizi isteseydim,
00:13
what do you imagine?
ne hayal ederdiniz?
00:17
Most people think about either empty space
Çoğu insan boşluk veya
00:20
or clear blue sky
açık mavi gökyüzü ya da bazen
00:24
or sometimes trees dancing in the wind.
rüzgarda dans eden ağaçları düşünüyor.
00:26
And then I remember my high school
chemistry teacher with really long socks
Ben de lisedeki, uzun
çoraplı kimya öğretmenimi hatırlıyorum,
00:29
at the blackboard,
tahtanın önünde,
00:33
drawing diagrams of bubbles
connected to other bubbles,
diğer baloncuklara
bağlanan baloncuk şemaları çiziyor ve
00:34
and describing how they vibrate
and collide in a kind of frantic soup.
nasıl titreşerek
çarpıştıklarını anlatıyor.
00:38
But really, we tend not to think
about the air that much at all.
Aslında hava hakkında çok
fazla şey düşünmemeye yatkınız.
00:44
We notice it mostly
Üzerinde hoşumuza gitmeyen
00:48
when there's some kind of unpleasant
sensory intrusion upon it,
bir şeyler olduğu
zaman varlığını fark ediyoruz,
00:50
like a terrible smell
or something visible like smoke or mist.
kötü bir koku ya da gözle
görülen duman veya sis gibi.
00:54
But it's always there.
Aslında o hep orada.
01:00
It's touching all of us right now.
Şu anda hepimize dokunuyor.
01:03
It's even inside us.
Hatta içimizde bile var.
01:05
Our air is immediate, vital and intimate.
Bizim havamız anlık, hayati ve içtendir.
01:09
And yet, it's so easily forgotten.
Buna rağmen kolaylıkla unutuluyor.
01:15
So what is the air?
Peki, hava nedir?
01:20
It's the combination of the invisible
gases that envelop the Earth,
Dünyanın yer çekiminden
etkilenen, dünyayı kuşatan
01:22
attracted by the Earth's
gravitational pull.
görünmez gazların birleşimidir.
01:25
And even though I'm a visual artist,
Ben bir görsellik sanatçısı olsam da,
01:29
I'm interested in
the invisibility of the air.
havanın görünmezliğiyle ilgileniyorum.
01:32
I'm interested in how we imagine it,
Onu hayal edişimizle, tecrübe edişimizle
01:36
how we experience it
ve nefes alarak onun
01:39
and how we all have an innate
understanding of its materiality
maddeselliği hakkındaki
anlayışımızın nasıl oluştuğuyla
01:41
through breathing.
ilgileniyorum.
01:45
All life on Earth changes the air
through gas exchange,
Dünya üzerindeki yaşamlar,
gaz değişimi yoluyla havayı değiştirir
01:48
and we're all doing it right now.
ve şu anda da bunu yapıyoruz.
01:54
Actually, why don't we all
right now together take
Şimdi hep birlikte büyük,
01:56
one big, collective, deep breath in.
kolektif, derin bir nefes alalım.
01:59
Ready? In. (Inhales)
Hazır mısınız? Alın. (Nefes alıyor)
02:02
And out. (Exhales)
Verin. (Nefes veriyor)
02:07
That air that you just exhaled,
Şu anda çıkardığınız havayı,
02:10
you enriched a hundred times
in carbon dioxide.
yüzlerce karbondioksit
katarak zenginleştirdiniz.
02:13
So roughly five liters of air per breath,
17 breaths per minute
Her nefes için ortalama beş litre
hava, bir yıldaki 525.600 dakika için
02:18
of the 525,600 minutes per year,
dakikada 17 nefes,
02:24
comes to approximately
45 million liters of air,
toplamda ortalama
45 milyon litre hava yapar,
02:30
enriched 100 times in carbon dioxide,
bu hava yalnızca sizin için,
karbondioksitle 100 kere
02:35
just for you.
zenginleştirilmiştir.
02:39
Now, that's equivalent to about 18
Olympic-sized swimming pools.
Bu da ortalama 18 adet
olimpik yüzme havuzuna eşittir.
02:41
For me, air is plural.
Bana göre hava çoğuldur.
02:48
It's simultaneously
as small as our breathing
Eş zamanlı olarak,
nefesimiz kadar küçük ve
02:50
and as big as the planet.
gezegen kadar büyüktür.
02:53
And it's kind of hard to picture.
Bunu hayal etmek biraz zordur.
02:56
Maybe it's impossible,
and maybe it doesn't matter.
Belki imkansızdır, belki de önemi yoktur.
03:00
Through my visual arts practice,
Görsel sanat uygulamamla
03:03
I try to make air, not so much picture it,
havayı, resmetmekten çok,
03:06
but to make it visceral
and tactile and haptic.
içgüdüsel, elle tutulur ve
dokunsal hale getirmeyi denedim.
03:10
I try to expand this notion
of the aesthetic, how things look,
Estetiğin bu kavramını, yani
nesnelerin nasıl göründüklerini
03:15
so that it can include things
like how it feels on your skin
genişleterek, teninizde ve
ciğerlerinizde nasıl hissettirdiğini
03:20
and in your lungs,
ve sesinizin onun içinden
03:23
and how your voice sounds
as it passes through it.
geçerken nasıl
olduğunu gösterebilmek istedim.
03:25
I explore the weight, density and smell,
but most importantly,
Ağırlığını, yoğunluğunu ve
kokusunu keşfettim, ama en önemlisi
03:30
I think a lot about the stories we attach
to different kinds of air.
hava ile bağdaştırdığımız
hikayeler hakkında çok düşünüyorum.
03:34
This is a work I made in 2014.
Bu, 2014'de yaptığım bir çalışma.
03:42
It's called "Different Kinds
of Air: A Plant's Diary,"
Adı "Farklı Hava Türleri:
Bir Bitkinin Günlüğü" ve bu çalışmada
03:46
where I was recreating the air
from different eras in Earth's evolution,
dünyanın evrimindeki farklı
dönemlerin havasını yeniden yaratıyorum
03:49
and inviting the audience
to come in and breathe them with me.
ve seyircileri, benimle birlikte
onları solumaya davet ediyorum.
03:53
And it's really surprising,
so drastically different.
Bu çok şaşırtıcı ve
inanılmaz derecede farklı.
03:56
Now, I'm not a scientist,
Ben bir bilim insanı değilim,
04:01
but atmospheric scientists
will look for traces
fakat atmosferik bilim
insanları jeolojide havanın kimyasının
04:03
in the air chemistry in geology,
izlerini arayacaklar, tıpkı
04:06
a bit like how rocks can oxidize,
kayaların oksitlenmesi gibi ve
04:09
and they'll extrapolate
that information and aggregate it,
bu bilgileri değerlendirip,
bir araya getirecekler ve böylelikle
04:12
such that they can
pretty much form a recipe
farklı zamanlara ait hava için bir
04:15
for the air at different times.
tarif oluşturabilecekler.
04:18
Then I come in as the artist
and take that recipe
Sonrasında sanatçı
olarak ben devreye giriyorum,
04:20
and recreate it using the component gases.
bu tarifi alıyor ve bileşen gazları
kullanarak yeniden yaratıyorum.
04:23
I was particularly interested
in moments of time
Özellikle, havayı değiştiren
hayatlara örnek teşkil eden
04:28
that are examples
of life changing the air,
anlarla ilgileniyorum,
aynı zamanda karbonlu hava gibi,
04:31
but also the air that can influence
how life will evolve,
hayatın değişimini etkileyebilen
04:35
like Carboniferous air.
havayla da ilgileniyorum.
04:40
It's from about 300 to 350
million years ago.
Bu yaklaşık 300 ila
350 milyon yıl önceydi.
04:43
It's an era known
as the time of the giants.
Devler zamanı
olarak bilinen bir dönemdi.
04:47
So for the first time
in the history of life,
Yaşam tarihinde ilk kez
04:51
lignin evolves.
lignin gelişiyordu.
04:53
That's the hard stuff
that trees are made of.
Ağaçları oluşturan
sert bir maddedir bu.
04:55
So trees effectively invent
their own trunks at this time,
Yani o zamanlar ağaçlar
kendi gövdelerini yaratıyorlardı
04:57
and they get really big,
bigger and bigger,
ve büyük, kocaman bir hale gelip
05:01
and pepper the Earth,
dünyaya yayılıyor,
05:03
releasing oxygen, releasing
oxygen, releasing oxygen,
oksijen üretiyor, oksijen
üretiyor, oksijen üretiyorlardı
05:04
such that the oxygen levels
are about twice as high
ve oksijen seviyesi,
günümüzdeki seviyesinden
05:07
as what they are today.
iki kat daha fazlaydı.
05:11
And this rich air supports
massive insects --
Bu güçlü hava
büyük böcekleri destekliyordu --
05:13
huge spiders and dragonflies
with a wingspan of about 65 centimeters.
65 santimetrelik bir kanat boyuna
sahip yusufçuklar ve dev örümcekler.
05:17
To breathe, this air is really clean
and really fresh.
Bu hava nefes almak için
gerçekten çok temiz ve çok ferah.
05:24
It doesn't so much have a flavor,
Pek bir lezzeti yok, fakat
05:28
but it does give your body
a really subtle kind of boost of energy.
vücudunuza çok hoş
bir enerji desteği sağlıyor.
05:30
It's really good for hangovers.
Akşamdan kalma olanlara iyi gelir.
05:34
(Laughter)
(Gülüşmeler)
05:36
Or there's the air of the Great Dying --
Ya da burada Büyük Yok Oluş havası var --
05:38
that's about 252.5 million years ago,
bu, dinozorlar evrim geçirmeden öncesi,
05:41
just before the dinosaurs evolve.
yaklaşık 252.5 milyon yıl önce.
05:44
It's a really short time period,
geologically speaking,
Jeolojik açıdan
bu gerçekten kısa bir süre,
05:47
from about 20- to 200,000 years.
ortalama 20 ila 200.000 yıl arası.
05:50
Really quick.
Çok hızlı.
05:53
This is the greatest extinction event
in Earth's history,
Bu olay, dünya tarihindeki
en büyük yok olma olayı,
05:56
even bigger than when
the dinosaurs died out.
hatta dinozorlar
öldüğü zamankinden de büyük.
05:58
Eighty-five to 95 percent of species
at this time die out,
Bu dönemde %85 ila %95 tür
yok oluyor ve eş zamanlı olarak
06:02
and simultaneous to that is a huge,
dramatic spike in carbon dioxide,
karbondioksitte de büyük,
dramatik bir yükseliş meydana geliyor
06:06
that a lot of scientists agree
ve birçok bilim adamı bunun
06:11
comes from a simultaneous
eruption of volcanoes
volkanların eş zamanlı
patlamasından ve ortaya çıkan bir sera
06:13
and a runaway greenhouse effect.
etkisinden kaynaklandığını söylüyorlar.
06:16
Oxygen levels at this time go
to below half of what they are today,
O dönemdeki oksijen seviyesi
günümüzdeki seviyenin yarısına düşüyor,
06:20
so about 10 percent.
yani %10 civarında.
06:24
So this air would definitely not
support human life,
Yani bu hava kesinlikle
insan yaşamını desteklemezdi,
06:25
but it's OK to just have a breath.
yalnızca nefes alınabiliyordu.
06:28
And to breathe, it's oddly comforting.
Ve nefes almak, garip
bir şekilde rahatlatıcıdır.
06:30
It's really calming, it's quite warm
Sakinleştirir, sıcaktır
06:33
and it has a flavor a little bit
like soda water.
ve tadı maden suyu gibidir.
06:36
It has that kind of spritz,
quite pleasant.
Bu şekilde püskürür, oldukça keyifli.
06:41
So with all this thinking
about air of the past,
Geçmişin havası
hakkındaki düşüncelerin yanı sıra,
06:44
it's quite natural to start thinking
about the air of the future.
geleceğin havası hakkında
düşünmek de oldukça doğaldır.
06:47
And instead of being speculative with air
Ayrıca, hava konusunda şüpheci olup
06:52
and just making up what I think
might be the future air,
geleceğin havası olacağını
düşündüğüm şeyi uydurmaktansa,
06:54
I discovered this human-synthesized air.
bu insan-sentezli havayı keşfettim.
06:58
That means that it doesn't occur
anywhere in nature,
Bu demek oluyor ki,
doğada herhangi bir yerde gerçekleşmiyor,
07:02
but it's made by humans in a laboratory
fakat bir laboratuvarda farklı endüstriyel
07:05
for application in different
industrial settings.
ortamlara uygulanmak için
insanlar tarafından üretiliyor.
07:08
Why is it future air?
Neden geleceğin havası?
07:13
Well, this air is a really stable molecule
Bu hava, bozulmadan önce, sonraki
07:15
that will literally be part of the air
once it's released,
300 ila 400 yıl için, bir kez bırakıldığı
zaman havanın bir parçası haline
07:19
for the next 300 to 400 years,
before it's broken down.
gelen gerçek stabil bir moleküldür.
07:23
So that's about 12 to 16 generations.
Yani bu, 12 ila 16 jenerasyon oluyor.
07:28
And this future air has
some very sensual qualities.
Geleceğin havası bazı
hassas özelliklere de sahip.
07:33
It's very heavy.
Çok ağır.
07:37
It's about eight times heavier
than the air we're used to breathing.
Soluduğumuz havadan
ortalama sekiz kat daha ağır.
07:39
It's so heavy, in fact,
that when you breathe it in,
Öyle ağır ki, aslında, onu
soluduğunuz zaman, ağzınızdan
07:45
whatever words you speak
are kind of literally heavy as well,
çıkan kelimeler de ağırlaşıyor,
gerçek anlamda çenenizden
07:48
so they dribble down your chin
and drop to the floor
akıyorlar, yere düşüyorlar ve
07:51
and soak into the cracks.
çatlakların içerisine giriyorlar.
07:55
It's an air that operates
quite a lot like a liquid.
Bu, sıvıya benzer
şekilde çalışan bir hava.
07:57
Now, this air comes
with an ethical dimension as well.
Şimdi, bu hava ayrıca
beraberinde etik bir boyutu da getiriyor.
08:02
Humans made this air,
Bu havayı insanlar yaptı,
08:06
but it's also the most potent
greenhouse gas
fakat aynı zamanda, test edilmiş en etkili
08:08
that has ever been tested.
sera gazı da bu hava.
08:12
Its warming potential is 24,000 times
that of carbon dioxide,
Isıtma potansiyeli, karbondioksitten
24 bin kat daha fazla ve
08:15
and it has that longevity
of 12 to 16 generations.
12 ila 16 jenerasyon dayanıklılığa sahip.
08:20
So this ethical confrontation
is really central to my work.
Bu etik karşılaşma
gerçekten çalışmamın merkezi.
08:25
(In a lowered voice) It has
another quite surprising quality.
(Kısık bir sesle) Başka
şaşırtıcı bir özelliği daha var.
08:43
It changes the sound of your voice
quite dramatically.
Sesinizi de oldukça
dramatik bir biçimde değiştiriyor.
08:47
(Laughter)
(Gülüşmeler)
08:50
So when we start to think -- ooh!
It's still there a bit.
Yani, düşünürsek
Biraz daha kalmış.
08:57
(Laughter)
(Gülüşmeler)
09:00
When we think about climate change,
İklim değişikliğini düşündüğümüzde,
09:01
we probably don't think about
giant insects and erupting volcanoes
muhtemelen dev böcekleri,
patlayan volkanları ya da komik sesleri
09:04
or funny voices.
düşünmeyiz.
09:10
The images that more readily come to mind
Aklımıza o anda gelen imgeler
09:13
are things like retreating glaciers
and polar bears adrift on icebergs.
eriyen buzullar ve buz kütleleri
üzerinde akıntıya kapılan kutup ayıları.
09:15
We think about pie charts
and column graphs
Daire grafiklerini, sütun
grafiklerini ve hırka giymiş
09:21
and endless politicians
talking to scientists wearing cardigans.
bilim adamlarıyla konuşan
sonsuz sayıda politikacıyı düşünürüz.
09:24
But perhaps it's time we start
thinking about climate change
Fakat belki de iklim
değişikliğini, havayı tecrübe
09:30
on the same visceral level
that we experience the air.
ettiğimiz o içgüdüsel
seviyede düşünme zamanı gelmiştir.
09:34
Like air, climate change is simultaneously
at the scale of the molecule,
İklim değişikliği, tıpkı hava gibi,
eş zamanlı olarak molekül, nefes ve
09:39
the breath and the planet.
gezegen ölçeğindedir.
09:45
It's immediate, vital and intimate,
Ani, hayati ve içtendir,
09:49
as well as being amorphous and cumbersome.
aynı zamanda şekilsiz ve ağırdır.
09:52
And yet, it's so easily forgotten.
Fakat kolayca unutuluyor.
09:58
Climate change is the collective
self-portrait of humanity.
İklim değişikliği, insanlığın
kolektif bir öz-portresidir.
10:03
It reflects our decisions as individuals,
Bireyler, devletler ve endüstriler olarak
10:07
as governments and as industries.
kararlarımızı yansıtmaktadır.
10:10
And if there's anything
I've learned from looking at air,
Havaya bakarak
öğrendiğim bir şey varsa,
10:13
it's that even though
it's changing, it persists.
o da, değişse bile
devamlılık göstermesidir.
10:16
It may not support the kind of life
that we'd recognize,
Bizim tanıdığımız türden
yaşamı desteklemeyebilir,
10:20
but it will support something.
ama bir şeyi destekleyecektir.
10:24
And if we humans are such a vital
part of that change,
Ve eğer biz, insanlar, bu
değişimin önemli bir parçasıysak,
10:27
I think it's important
that we can feel the discussion.
bence, bu konuşmayı
hissedebilmemiz önemlidir.
10:30
Because even though it's invisible,
Çünkü görünmez olsa bile,
10:35
humans are leaving
a very vibrant trace in the air.
insanlar havada çok
canlı bir iz bırakıyorlar.
10:39
Thank you.
Teşekkürler.
10:44
(Applause)
(Alkış)
10:46
Translated by Gözde Zülal Solak
Reviewed by Ramazan Şen

▲Back to top

About the Speaker:

Emily Parsons-Lord - Artist
Emily Parsons-Lord makes cross-disciplinary contemporary art that is informed by research and critical dialogue with materials and climate science.

Why you should listen

Through investigation into air and light, both conceptually, and culturally, Emily Parsons-Lord interrogates the materiality of invisibility, magic and the stories we tell about reality, the universe and our place in time and space. Tragi-humour, scale and invisibility are often used as access points her conceptual art practice.

Based in Sydney, Australia, Parsons-Lord's recent work includes recreating the air from past eras in Earth's evolution, recreating starlight in colored smoke, created multi-channel video and experimenting with pheromones, aerogel and chemistry. She has exhibited both nationally and internationally and participated in the Bristol Biennial – In Other Worlds, 2016, Primavera 2016 (Australia's flagship emerging art exhibition), Firstdraft Sydney and Vitalstatistix, Adelaide.

Parsons-Lord completed a bachelor of digital media (First Class Honours) 2008 at UNSW Art & Design, and a masters of peace and conflict studies from University of Sydney, 2010. She has been a researcher in residence at SymbioticA, at the Univeristy of Western Australia, and has had solo exhibitions at (forthcoming) Wellington St Projects 2017, Firstdraft in 2015, Gallery Eight in 2013 and the TAP Gallery in 2007, among many others.

More profile about the speaker
Emily Parsons-Lord | Speaker | TED.com