ABOUT THE SPEAKER
Phillip Atiba Goff - Justice scientist
Phillip Atiba Goff works with police departments to help public safety become more equitable and less deadly.

Why you should listen

Self-proclaimed "justice nerd" Dr. Phillip Atiba Goff devotes himself to understanding how people think and talk about racism in order to prevent racist behavior -- particularly in policing. He identifies the need to shift how we define racism: not as a defect of character, but rather a pattern of behaviors that are measurable and changeable.

Goff is the president and cofounder of the Center for Policing Equity, an organization that diagnoses the roots of disparate policing in order to eliminate them. As a professor, mediator and translator, Goff helps communities and law enforcement understand each other and address problems that have for centuries felt unsolvable.

More profile about the speaker
Phillip Atiba Goff | Speaker | TED.com
TED2019

Phillip Atiba Goff: How we can make racism a solvable problem -- and improve policing

Phillip Atiba Goff: Irkçılığı nasıl çözülebilir bir sorun haline getirebilir -- ve polislik faaliyetlerindeki eşitliği geliştirebiliriz

Filmed:
1,535,223 views

Adalet bilimci Philip Atiba Goff: "Irkçılığı hisler yerine davranışlar olarak tanımladığımızda onu ölçebilir ve imkansız bir problemden çözülebilir bir probleme dönüştürebiliriz" diyor. Dava konusu olabilecek bir konuşmada, polis şubelerine polislik faaliyetlerindeki ırkçı açıklıkları ortadan kaldırmak için onları teşhis etmelerine ve izini sürmelerine yardım eden bir organizasyon olan Center for Policing Equity'deki çalışmasını paylaştı. Merkezin veri güdümlülüğünü ve hala bitirilmesi gereken bu işe nasıl dahil olacağınızı öğrenin. (Bu hıslı plan TED'in küresel değişimi teşvik eden ve buna fon sağlayan girişimi Audacious Project'in bir parçasıdır.)
- Justice scientist
Phillip Atiba Goff works with police departments to help public safety become more equitable and less deadly. Full bio

Double-click the English transcript below to play the video.

İnsanlar işimde benimle
ilk tanıştıkları zaman,
00:13
When people meetkarşılamak me
for the first time on my job,
0
1250
2976
benimle ilgili olan ilk izlenimlerini
paylaşmak için heyecan duyuyorlar.
00:16
they oftensık sık feel inspiredyaratıcı to sharepay
a revelationvahiy they'veonlar ettik had about me,
1
4250
3476
00:19
and it kindtür of goesgider something like this.
2
7750
2518
Bu, şu şekilde gerçekleşiyor:
"Neden polislerin seninle
derin ve karanlık sırlarını
00:22
"Hey, I know why policepolis chiefsChiefs
3
10292
2267
00:24
like to sharepay theironların deepderin,
darkkaranlık secretssırlar with you.
4
12583
2435
paylaşmak istediklerini biliyorum.
00:27
PhilPhil, with your PhDDoktora in psychologyPsikoloji,
5
15042
3017
Phil, Psikoloji alanında
yaptığın doktorayla
ve parlak kel kafanla
00:30
and your shinyparlak baldKel headkafa,
6
18083
1268
00:31
you're basicallytemel olarak
the BlackSiyah DrDr. PhilPhil, right?"
7
19375
2143
sen aslında siyahi Dr.Phil'sin değil mi?"
(Gülüşmeler)
00:33
(LaughterKahkaha)
8
21542
1226
00:34
And for eachher and everyher personkişi
who'skim ever said that to me
9
22792
2642
Bunu söyleyen herkese
teşekkür etmek istiyorum
00:37
I do want to say thank you
10
25458
1268
çünkü bu şakayı ilk kez duyuyorum.
00:38
because that was the first time
I ever heardduymuş that jokeşaka.
11
26750
2601
(Gülüşmeler)
00:41
(LaughterKahkaha)
12
29375
1018
Size hiçbir polisin benimle konuşmayı
sevmediğini söylediğimde
00:42
But for everybodyherkes elsebaşka,
I really hopeumut you'llEğer olacak believe me
13
30417
2601
00:45
when I tell you no policepolis chiefşef
likesseviyor talkingkonuşma to me
14
33042
2642
bana inanmanızı umuyorum
çünkü benim bir klinik psikolog
olduğumu düşünüyorlar.
00:47
because they think
I'm a clinicalklinik psychologistpsikolog.
15
35708
2226
00:49
And alsoAyrıca I'm not.
16
37958
1268
Annenin sana ne yaptığı hakkında
hiçbir fikrim yok ve yardımcı olamam.
00:51
I have no ideaFikir what your motheranne
did to you, and I can't help.
17
39250
2851
(Gülüşmeler)
00:54
(LaughterKahkaha)
18
42125
1018
Polisler benimle konuşmayı seviyorlar
00:55
PolicePolis chiefsChiefs like talkingkonuşma to me
19
43167
2017
çünkü ben onlara çözülmesi imkansız
görünen bir problemin uzmanıyım:
00:57
because I'm an expertuzman on a problemsorun
that feelshissediyor impossibleimkansız for them to solveçözmek:
20
45208
4601
01:01
racismırkçılık in theironların professionmeslek.
21
49833
1935
Mesleklerindeki ırkçılık.
01:03
Now my expertiseUzmanlık
comesgeliyor from beingolmak a scientistBilim insanı
22
51792
2476
Benim uzmanlığım,
zihnimizin siyahiliği ve cinayeti
ilişkilendirmeyi nasıl öğrendiğini çalışan
01:06
who studiesçalışmalar how our mindszihinler learnöğrenmek
to associateilişkilendirme BlacknessKaranlık and crimesuç
23
54292
3809
01:10
and misperceivemisperceive BlackSiyah childrençocuklar
as olderdaha eski than they actuallyaslında are.
24
58125
3768
ve siyahi çocukların olduklarından yaşça
büyük olduğu yanlış algısını araştıran
01:13
It alsoAyrıca comesgeliyor from studyingders çalışıyor
actualgerçek policepolis behaviordavranış,
25
61917
2767
bir bilim insanı olmamdan kaynaklanıyor.
Aynı zamanda ABD'de her yıl
beş yetişkinden birinin hukuki yaptırımla
01:16
whichhangi is how I know that everyher yearyıl,
26
64708
2060
01:18
about one in fivebeş adultsyetişkinler
in the UnitedAmerika StatesBirleşik
27
66792
2142
iç içe olduğunu bildiğim polis tutumlarını
çalışmamdan kaynaklanıyor.
01:20
has contacttemas with lawhukuk enforcementzorlama.
28
68958
2060
01:23
Out of those, about a millionmilyon
are targetedHedeflenen for policepolis use of forcekuvvet.
29
71042
3351
Bunların dışında bir milyona yakın insan
polis şiddetine maruz kalıyor
01:26
And if you're BlackSiyah,
30
74417
1267
ve eğer siyahiyseniz
01:27
you're two to fourdört timeszamanlar more likelymuhtemelen
to be targetedHedeflenen for that forcekuvvet
31
75708
3143
bu şiddete maruz kalmanız
beyazlara göre 2 ile 4 kat daha fazla.
01:30
than if you're whitebeyaz.
32
78875
1268
Ama bu, istatistiklerin
nasıl hissettirdiğini
01:32
But it alsoAyrıca comesgeliyor from knowingbilme
what those statisticsistatistik feel like.
33
80167
3541
bilmekten de kaynaklanıyor.
01:36
I've experienceddeneyimli the fearkorku
of seeinggörme an officersubay unclipklipssiz theironların guntabanca
34
84875
3559
Bir polisin silahını çıkardığını
görmenin korkusunu
01:40
and the panicPanik of realizingfark that someonebirisi
mightbelki mistakehata my 13-year-old-yaşında godsongodson
35
88458
4268
ve benim 13 yaşındaki vaftiz oğlumu
bir tehdit sayacak kadar
büyük gördüğünü
fark etmenin paniğini yaşadım.
01:44
as oldeski enoughyeterli to be a threattehdit.
36
92750
1542
Yani, bir polis
01:47
So when a policepolis chiefşef,
37
95333
2101
01:49
or a pastorPapaz,
38
97458
1518
ya da bir papaz
01:51
or an imamİmam, or a motheranne --
39
99000
1934
ya da bir imam ya da bir anne
01:52
when they call me after an officersubay
shootssürgünler anotherbir diğeri unarmedSilahsız BlackSiyah childçocuk,
40
100958
4893
bir polis silahsız başka bir siyahi
çocuğu vurduktan sonra beni aradıklarında
01:57
I understandanlama a bitbit
of the painAğrı in theironların voiceses.
41
105875
2976
seslerindeki acıyı biraz da olsa
anlayabiliyorum.
02:00
It's the painAğrı of a heartkalp breakingkırma
when it failsbaşarısız to solveçözmek a deadlyölümcül problemsorun.
42
108875
5268
Bu son derece ciddi bir problemi çözmekte
başarısız olmanın yürek acısı.
02:06
BreakingKırma from tryingçalışıyor to do something
43
114167
2059
Hem gerekli hem de imkansız
hissettiren bir şeyi
02:08
that feelshissediyor simultaneouslyeşzamanlı
necessarygerekli and impossibleimkansız.
44
116250
5833
yapmaya çalışmanın acısı.
Irkçılığı düzeltmeye çalışmanın
her zaman hissettirdiği gibi.
02:15
The way tryingçalışıyor to fixdüzeltmek
racismırkçılık usuallygenellikle feelshissediyor.
45
123000
2768
02:17
NecessaryGerekli and impossibleimkansız.
46
125792
3392
Gerekli ve imkansız.
Polisler benimle konuşmayı seviyor
çünkü ben bir uzmanım.
02:21
So, policepolis chiefsChiefs like talkingkonuşma to me
because I'm an expertuzman,
47
129208
2810
Eğer onlara bütün sorunlarının
umutsuz olduğunu söylesem
02:24
but I doubtşüphe they'dgittiklerini be liningastar up
to lieYalan down on DrDr. Phil'sPhil'in couchkanepe
48
132042
2976
Dr. Phil'in koltuğuna uzanmak
isterler miydi şüpheliyim.
02:27
if I told them all theironların
problemssorunlar were hopelessUmutsuz.
49
135042
2267
02:29
All of my researchAraştırma,
50
137333
1726
Bütün araştırmalarım
02:31
and the decadeonyıl of work
I've donetamam with my centermerkez --
51
139083
2393
ve Center for Policing Equity
ile yaptığım yılların çalışması
02:33
the CenterMerkezi for PolicingPolislik EquityHisse senedi --
52
141500
1643
aslında beni Amerika'daki ırk acısının
ortasında umutlu bir sonuca yöneltti.
02:35
actuallyaslında leadspotansiyel müşteriler me to a hopefulumutlu conclusionSonuç
53
143167
2017
02:37
amidstortasında all the heartbreakkalp kırıklığı
of raceyarış in AmericaAmerika,
54
145208
2185
02:39
whichhangi is this:
55
147417
1601
O da şu:
02:41
tryingçalışıyor to solveçözmek racismırkçılık feelshissediyor impossibleimkansız
56
149042
4017
Irkçılığı çözmek imkansız gözüküyor
02:45
because our definitiontanım of racismırkçılık
makesmarkaları it impossibleimkansız --
57
153083
3851
çünkü ırkçılık tanımımız
bunu imkansız kılıyor
02:48
but it doesn't have to be that way.
58
156958
1976
ama bu şekilde olmak zorunda değil.
02:50
So here'sburada what I mean.
59
158958
1268
Demek istediğim şey şu:
Irkçılığın en yaygın tanımı,
02:52
The mostçoğu commonortak definitiontanım of racismırkçılık
60
160250
1768
02:54
is that racistırkçı behaviorsdavranışlar are the productürün
of contaminatedkirlenmiş heartskalpler and mindszihinler.
61
162042
5017
ırkçı davranışların kirli kalplerin
ve zihinlerin ürünü olduğu.
02:59
When you listen to the way we talk
about tryingçalışıyor to cureÇare racismırkçılık,
62
167083
2976
Irkçılığı düzeltmek
hakkındaki konuşmalarımızı
dinlediğinizde anlayacaksınız.
03:02
you'llEğer olacak hearduymak it.
63
170083
1268
"Nefreti yok etmeliyiz.
03:03
"We need to stampkaşe out hatredkin.
64
171375
1768
03:05
We need to combatsavaş ignorancecehalet," right?
65
173167
2226
Cahillikle mücadele etmeliyiz," değil mi?
03:07
It's heartskalpler and mindszihinler.
66
175417
1559
Kalpler ve zihinlerle alakalı.
03:09
Now the only problemsorun with that definitiontanım
is that it's completelytamamen wrongyanlış --
67
177000
4643
Bu tanımın tek sorunu,
bilimsel olarak da başka türlü de
tamamen yanlış olması.
03:13
bothher ikisi de scientificallybilimsel and otherwiseaksi takdirde.
68
181667
1642
03:15
One of the foundationaltemel insightsanlayışlar
of socialsosyal psychologyPsikoloji
69
183333
2685
Sosyal psikolojinin vakıfsal
iç yüzlerinden birisi de
03:18
is that attitudestutumlar are
very weakzayıf predictorsÖngördürücüleri of behaviorsdavranışlar,
70
186042
3017
bu düşüncelerin,
davranışların zayıf öngürücüleri olduğu
03:21
but more importantlyönemlisi than that,
71
189083
1518
ama bundan da önemlisi,
hiçbir siyahi topluluk, beyaz insanların
onları daha çok sevmesi isteğinde
03:22
no BlackSiyah communitytoplum
has ever takenalınmış to the streetssokaklar
72
190625
2726
03:25
to demandtalep that whitebeyaz people
would love us more.
73
193375
2333
bulunmak için sokağa dökülmedi.
03:28
CommunitiesTopluluklar marchMart to stop the killingöldürme,
74
196833
3268
Topluluklar cinayetleri
durdurmak için çabaladı.
03:32
because racismırkçılık
is about behaviorsdavranışlar, not feelingsduygular.
75
200125
3375
Çünkü ırkçılık hislerle değil,
davranışlarla alakalı.
03:36
And even when civilsivil rightshaklar leadersliderler
76
204542
1684
King ve Fannie Lou Hamer gibi
03:38
like KingKral and FannieFannie LouLou HamerHamer
used the languagedil of love,
77
206250
3559
sivil hakları liderleri bile
aşkın dilini kullandığında
03:41
the racismırkçılık they foughtkavga etti,
78
209833
2018
savaş verdikleri ırkçılık
03:43
that was segregationsegregasyon and brutalityvahşeti.
79
211875
2434
ayrımcı ve vahşiceydi.
03:46
It's actionseylemler over feelingsduygular.
80
214333
2393
Bunlar, duyguların hakim olduğu eylemler.
03:48
And everyher one of
those leadersliderler would agreeanlaşmak,
81
216750
2059
O liderlerin her biri hemfikirdir ki
03:50
if a definitiontanım of racismırkçılık
makesmarkaları it harderDaha güçlü to see
82
218833
2643
eğer ırkçılığın tanımı onun neden olduğu
yaraları görmeyi zorlaştırıyorsa
03:53
the injuriesyaralanmalar racismırkçılık causesnedenleri,
83
221500
2018
03:55
that's not just wrongyanlış.
84
223542
1601
bu sadece yanlış değil.
03:57
A definitiontanım that caresbakımları
about the intentionsniyetleri of abusersbağımlısı
85
225167
3476
İstismarcıların şiddetini
istismar edilen kişinin uğradığı zarardan
04:00
more than the harmsHarms to the abusedistismar --
86
228667
2017
daha çok önemseyen
bir ırkçılık tanımı ırkçıdır.
04:02
that definitiontanım of racismırkçılık is racistırkçı.
87
230708
2209
04:06
But when we changedeğişiklik the definitiontanım
of racismırkçılık from attitudestutumlar to behaviorsdavranışlar,
88
234000
6268
Ama ırkçılığın tanımını düşüncelerden
davranışlara değiştirdiğimizde
04:12
we transformdönüştürmek that problemsorun
from impossibleimkansız to solvableçözülebilir.
89
240292
4559
bu problemi imkansızdan
çözülebilir bir şeye dönüştürürüz.
04:16
Because you can measureölçmek behaviorsdavranışlar.
90
244875
2643
Çünkü davranışları ölçebilirsiniz.
04:19
And when you can measureölçmek a problemsorun,
91
247542
1726
Bir problemi ölçtüğünüzde
örgütsel başarının kendine özgü
evrensel kurallarına ulaşırsınız.
04:21
you can tapmusluk into one of the only
universalevrensel ruleskurallar of organizationalörgütsel successbaşarı.
92
249292
3559
Bir probleminiz ya da amacınız varsa
04:24
You've got a problemsorun or a goalhedef,
you measureölçmek it,
93
252875
2226
ölçün, kendinizi o ölçüden sorumlu tutun.
04:27
you holdambar yourselfkendin accountablesorumlu
to that metricmetrik.
94
255125
2142
Diğer organizasyonlar
başarıyı bu yolla ölçüyorsa
04:29
So if everyher other organizationorganizasyon
measuresönlemler successbaşarı this way,
95
257291
2768
polislik faaliyetleri için
neden yapamayalım?
04:32
why can't we do that in policingPolislik?
96
260083
2000
04:35
It turnsdönüşler out we actuallyaslında alreadyzaten do.
97
263542
2892
Görünen o ki aslında çoktan yapıyoruz.
04:38
PolicePolis departmentsbölümler alreadyzaten practiceuygulama
data-drivenverilere accountabilityHesap verebilirlik,
98
266458
3560
Polis merkezleri çoktan veri güdümlü
yükümlülükleri uyguluyorlar,
04:42
it's just for crimesuç.
99
270042
1476
bu sadece suçlar için.
04:43
The vastgeniş majorityçoğunluk of policepolis departmentsbölümler
acrosskarşısında the UnitedAmerika StatesBirleşik
100
271542
3059
Birleşik Devletler'deki polis
merkezlerinin büyük çoğunluğu
04:46
use a systemsistem calleddenilen CompStatCompStat.
101
274625
2726
CompStat denen bir sistem kullanıyor.
04:49
It's a processsüreç that,
when you use it right,
102
277375
2518
Doğru kullandığınızda
cinayet verilerini tanımlayan,
04:51
it identifiestanımlar crimesuç dataveri,
103
279917
2392
bunların izini süren
ve modellerini tanımlayan
04:54
it tracksraylar it and identifiestanımlar patternsdesenler,
104
282333
1935
daha sonra merkezlerin kendilerini
kamu güvenliği amaçlarından
04:56
and then it allowsverir departmentsbölümler
to holdambar themselveskendilerini accountablesorumlu
105
284292
3059
sorumlu tutmalarını sağlayan bir süreç.
04:59
to publichalka açık safetyemniyet goalshedefleri.
106
287375
2059
05:01
It usuallygenellikle worksEserleri eitherya by directingyönetmenlik
policepolis attentionsdikkatini and policepolis resourceskaynaklar,
107
289458
4810
Genellikle ya polislerin
dikkatlerini ve polis kaynaklarını
05:06
or changingdeğiştirme policepolis behaviordavranış
oncebir Zamanlar they showgöstermek up.
108
294292
2517
ya da açığa çıkan polis davranışlarını
değiştirerek çalışır.
05:08
So if I see a stringsicim of muggingsgasp
in that neighborhoodKomşuluk,
109
296833
2560
Yani, eğer bu muhitte
saldırılar dizisi görürsem
05:11
I'm going to want to increaseartırmak
patrolsdevriye in that neighborhoodKomşuluk.
110
299417
2809
muhitteki devriyeleri arttırmak isterim.
Cinayet vakalarında artış görürsem
05:14
If I see a spikebaşak in homicidescinayet,
111
302250
1476
topluluklarla neden bunların
olduğunu ve şiddeti bastırmak adına
05:15
I'm going to want to talk
to the communitytoplum to find out why
112
303750
2768
05:18
and collaborateişbirliği yapmak on changesdeğişiklikler on policepolis
behaviordavranış to tampbastırıp sıkıştırmak down the violenceşiddet.
113
306542
3416
polislerin davranışlarındaki
değişiklikler ile
iş birliği yapmak için konuşmak isterim.
05:22
Now when you definetanımlamak racismırkçılık
in termsşartlar of measurableölçülebilir behaviorsdavranışlar,
114
310625
4309
Irkçılığı ölçülebilir davranışlar
olarak tanımlarsanız
siz de aynı şeyi yapabilirsiniz.
05:26
you can do the sameaynı thing.
115
314958
1375
05:29
You can createyaratmak a CompStatCompStat for justiceadalet.
116
317208
3018
Adalet için bir CompStat yaratabilirsiniz.
Bu, Centre for Policing Equity'nin
tam olarak yaptığı şey.
05:32
That's exactlykesinlikle what the CenterMerkezi
for PolicingPolislik EquityHisse senedi has been doing.
117
320250
3143
Size nasıl çalıştığını anlatayım.
05:35
So let me tell you how that worksEserleri.
118
323417
1642
Bir polis merkezi bizi çağırdıktan sonra
05:37
After a policepolis departmentbölüm invitesdavet ediyor us in,
119
325083
1935
yasal olaylarla meşgul oluruz,
topluluklarla irtibata geçeriz,
05:39
we handlesap the legalyasal stuffşey,
we engagetutmak with the communitytoplum,
120
327042
2642
bir sonraki adımımız ise
verileri analiz etmektir.
05:41
our nextSonraki stepadım is to analyzeçözümlemek theironların dataveri.
121
329708
2476
Bu analizlerin amacı; suç, yoksulluk
ve mahalle demografisinin
05:44
The goalhedef of these analysesanalizleri is to determinebelirlemek
122
332208
2351
05:46
how much do crimesuç, povertyyoksulluk,
neighborhoodKomşuluk demographicsdemografisi
123
334583
4435
polisin güç kullanmasını
ne kadar öngörebildiğini belirlemek.
05:51
predicttahmin, let's say, policepolis use of forcekuvvet?
124
339042
3559
05:54
Let's say that those factorsfaktörler predicttahmin
125
342625
1976
Diyelim ki bu faktörler,
05:56
policepolis will use forcekuvvet
on this manyçok BlackSiyah people.
126
344625
2708
polislerin birçok siyahi insana
güç kullanacağını öngördü.
06:00
There?
127
348125
1268
Tamam mı?
06:01
So our nextSonraki questionsoru is,
128
349417
1309
Bir sonraki sorumuz şu:
06:02
how manyçok BlackSiyah people
actuallyaslında are targetedHedeflenen
129
350750
2059
Kaç siyahi insan, polisin
güç kullanımına hedef oldu?
06:04
for policepolis use of forcekuvvet?
130
352833
1268
06:06
Let's say it's this manyçok.
131
354125
1726
Diyelim ki şu kadar insan hedef oldu.
06:07
So what's up with the gapboşluk?
132
355875
1500
Peki, açıklığa ne oldu?
06:10
Well, a bigbüyük portionkısım of the gapboşluk
is the differencefark
133
358167
2559
Açıklığın büyük kısmı
polisin kontrol edemeyeceği
06:12
betweenarasında what's predictedtahmin
by things policepolis can't controlkontrol
134
360750
3268
ve kontrol edeceği şeylerin öngörülmesi,
06:16
and what's predictedtahmin
by things policepolis can controlkontrol --
135
364042
2476
polislerin politikaları ve davranışları
arasındaki farklılıklardan oluşuyor.
06:18
theironların policiespolitikaları and theironların behaviorsdavranışlar.
136
366542
1976
06:20
And what we're looking for
are the typestürleri of contacttemas
137
368542
2559
Bizim aradığımız şey iletişim türleri
06:23
or the areasalanlar in the cityŞehir
138
371125
1434
veya bu açıklığın en büyük olduğu bölgeler
06:24
where that gapboşluk is biggesten büyük,
139
372583
1810
çünkü ancak bu şekilde ortaklarımıza
06:26
because then we can tell our partnersortaklar,
140
374417
1851
"Buraya bak, önce
bu problemi çöz" diyebiliriz.
06:28
"Look here. SolveÇöz -mek this problemsorun first."
141
376292
3726
06:32
It's actuallyaslında the kindtür of therapyterapi
policepolis chiefsChiefs can get behindarkasında,
142
380042
3059
Bu, aslında polislerin
destekleyebileceği türden bir terapi
06:35
because there is nothing so inspiringilham verici
in the faceyüz of our historytarih of racismırkçılık
143
383125
4393
çünkü ırkçılık tarihimizde
çözülebilir bir problem kadar
ilham verici bir şey yok.
06:39
as a solvableçözülebilir problemsorun.
144
387542
1375
06:42
Look, if the communitytoplum in MinneapolisMinneapolis
askeddiye sordu theironların policepolis departmentbölüm
145
390333
4685
Eğer Minneapolis'teki topluluk,
polis merkezinden
polislikteki ırk ahlaki başarısızlıklarına
çare bulmalarını istese
06:47
to remedyçare the moralmanevi failingsbaşarısızlıkları
of raceyarış in policingPolislik,
146
395042
3142
bunu nasıl yapmaları gerektiğini
bildiklerinden emin değilim.
06:50
I'm not sure they know how to do that.
147
398208
2101
06:52
But if insteadyerine the communitytoplum saysdiyor,
148
400333
1643
Ama bunun yerine topluluk
06:54
"Hey, you're dataveri say you're beatingdayak up
a lot of homelessevsiz folksarkadaşlar.
149
402000
3059
"Hey, veriler sizsiniz.
Birçok evsiz aileyi hırpalıyorsunuz.
Buna son vermek ister misiniz?" dese
06:57
You want to knockKnock that off?"
150
405083
1393
06:58
That's something policepolis
can learnöğrenmek how to do.
151
406500
2601
polis nasıl yapması
gerektiğini öğrenebilir.
07:01
And they did.
152
409125
1393
Öğrendiler de.
07:02
So in 2015, the MinneapolisMinneapolis PDPD let us know
153
410542
3059
2015'te Minneapolis polis departmanları
yerel topluluklarının çok sık güç
kullandığından endişe duyduğunu bildirdi.
07:05
theironların communitytoplum was concernedilgili
they were usingkullanma forcekuvvet too oftensık sık.
154
413625
2934
Biz de güç kullanımının
kaçınılabileceği durumları
07:08
So we showedgösterdi them
how to leverageKaldıraç theironların ownkendi dataveri
155
416583
2268
tanımlamaları için kendi verilerini
nasıl güçlendirebileceklerini gösterdik.
07:10
to identifybelirlemek situationsdurumlar
where forcekuvvet could be avoidedkaçınılması.
156
418875
2934
07:13
And when you look at those dataveri,
157
421833
1560
Bu verilere baktığınızda
07:15
you'llEğer olacak see that a disproportionateorantısız numbernumara
of theironların use-of-forcekuvvet kullanımı incidentsolaylar,
158
423417
3517
güç kullanımı vakalarının çoğunun
evsizleri, psikolojik sıkıntısı olanları,
07:18
they involvedilgili somebodybirisi who'skim homelessevsiz,
in mentalzihinsel distresssıkıntı,
159
426958
2768
madde bağımlılarını ya da bu üçüne de
sahip olanları içerdiğini görürsünüz.
07:21
has a substancemadde abusetaciz issuekonu
or some combinationkombinasyon of all threeüç --
160
429750
2976
07:24
more than you expectbeklemek
161
432750
1726
Sandığınızdan çok daha fazlası
söylediğim bu faktörlere dayanıyor.
07:26
basedmerkezli on those factorsfaktörler
I was just tellingsöylüyorum you about.
162
434500
2768
07:29
So right there's the gapboşluk.
163
437292
1500
Şimdi, işte açıklık.
07:31
NextSonraki questionsoru is why.
164
439750
1809
Sıradaki soru şu: Neden?
07:33
Well, it turnsdönüşler out homelessevsiz folksarkadaşlar
oftensık sık need servicesHizmetler.
165
441583
3643
Öyle görünüyor ki evsiz insanların
yardıma ihtiyaçları var.
07:37
And when those servicesHizmetler are unavailablekullanılamaz,
when they can't get theironların medsilaç,
166
445250
3434
Bu hizmetler bulunamadığında
ilaçlarını alamadıklarında
07:40
they losekaybetmek theironların spotyer in the shelterbarınak,
167
448708
1768
barınaktaki yerlerini kaybediyorlar.
07:42
they're more likelymuhtemelen to engagetutmak in behaviorsdavranışlar
that endson up with folksarkadaşlar callingçağrı the copspolisler.
168
450500
3934
Ailelerin polisleri aramasına yol açan
davranışlarda bulunmaya yatkın oluyorlar.
07:46
And when the copspolisler showgöstermek up,
169
454458
1310
Polisler geldiğinde ise
müdahaleye direniyorlar.
07:47
they're more likelymuhtemelen
to resistdirenmek interventionmüdahale,
170
455792
2059
Çoğu kez aslında yasal olmayan bir şey
yapmasalar bile dışarıda yaşıyorlar.
07:49
oftentimesOftentimes because they haven'tyok
actuallyaslında donetamam anything illegalyasadışı,
171
457875
2976
07:52
they're literallyharfi harfine just livingyaşam outsidedışında.
172
460875
2476
07:55
The problemsorun wasn'tdeğildi a need to traintren
officersgörevlileri differentlyfarklı olarak in MinneapolisMinneapolis.
173
463375
3726
Sorun Minneapolis'teki polisleri farklı
bir şekilde eğitme ihtiyacı değildi.
07:59
The problemsorun was the factgerçek
that folksarkadaşlar were usingkullanma the copspolisler
174
467125
2601
Sorun, ailelerin madde bağımlılarına
08:01
to "treattedavi etmek" substancemadde abusetaciz
and homelessnessevsizlik in the first placeyer.
175
469750
3309
ve evsizlere bizzat muamele etmek için
polisleri kullanmasıydı.
08:05
So the cityŞehir of MinneapolisMinneapolis foundbulunan a way
to deliverteslim etmek socialsosyal servicesHizmetler
176
473083
3393
Minneapolis herhangi birisi
polisi aramadan önce
08:08
and cityŞehir resourceskaynaklar
177
476500
1268
sosyal hizmetleri ve şehir kaynaklarını
08:09
to the homelessevsiz communitytoplum
before anybodykimse ever calleddenilen the copspolisler.
178
477792
3392
evsiz topluluklarına
ulaştırmanın bir yolunu buldu.
08:13
(ApplauseAlkış)
179
481208
4125
(Alkış)
08:20
Now the problemsorun isn't
always homelessnessevsizlik, right?
180
488375
2809
Sorun her zaman evsizler değil, değil mi?
08:23
SometimesBazen the problemsorun is
fearkorku of immigrationGöçmenlik enforcementzorlama,
181
491208
2726
Bazen sorun, polislerin ortaya çıkıp
08:25
like it was in SaltTuz LakeGöl CityŞehir,
or it is in HoustonHouston,
182
493958
2476
"911'i aradığınız için sizi
sınır dışı etmeyeceğiz" dediği
08:28
where the chiefsChiefs had to come forwardileri
183
496458
1768
Salt Lake City ya da Houston'da
olduğu gibi göçe zorlanma korkusu.
08:30
and say, "We're not going
to deportsınır dışı you just for callingçağrı 911."
184
498250
2934
08:33
Or the problemsorun is footayak pursuitstakipçiliği,
185
501208
1685
Ya da sorun adrenalinin işleri
kızıştırmasına izin vermek yerine
08:34
like it was in LasLas VegasVegas,
186
502917
1309
08:36
where they had to traintren theironların officersgörevlileri
to slowyavaş down and take a breathnefes
187
504250
3851
polisleri sakin olmaları
ve soluklanmaları için
08:40
insteadyerine of allowingizin the adrenalineadrenalin
in that situationdurum to escalateyükselmek it.
188
508125
3726
eğitmek zorunda oldukları
Las Vegas'taki ayaklanmalar.
08:43
It's searchesaramalar in OaklandOakland;
189
511875
1976
Oakland'da araştırıyolar,
08:45
it's pullingçeken folksarkadaşlar
out of carsarabalar in SanSan JoseJose;
190
513875
2851
San Jose'de halkı
arabalarından çıkarıyorlar.
08:48
it's the way that they patroldevriye
the neighborhoodsmahalleler
191
516750
2226
Pittsburgh'daki Zone 3 polis idaresini
oluşturan mahalleleri
08:51
that make up ZoneBölge 3 in PittsburghPittsburgh
192
519000
2268
ve Baltimore'un kıyısına yakın olan
siyahi mahalleleri gözlemlemenin yolu bu.
08:53
and the BlackSiyah neighborhoodsmahalleler
closestEn yakın to the waterfrontliman bölgesi in BaltimoreBaltimore.
193
521292
3184
Ama her şehirde,
08:56
But in eachher cityŞehir,
194
524500
1268
08:57
if we can give them a solvableçözülebilir problemsorun,
195
525792
2392
eğer onlara çözülebilir bir sorun verirsek
09:00
they get busymeşgul solvingçözme it.
196
528208
2101
çözmekle meşgul olurlar.
09:02
And togetherbirlikte our partnersortaklar have seengörüldü
an averageortalama of 25 percentyüzde fewerDaha az arrestsTutuklamalar,
197
530333
4060
Ortaklarımızla birlikte ortalama
%25'ten daha az tutuklamalar,
daha az güç kullanımı vakaları
09:06
fewerDaha az use-of-forcekuvvet kullanımı incidentsolaylar
198
534417
1351
09:07
and 13 percentyüzde fewerDaha az
officer-relatedmemur ile ilgili injuriesyaralanmalar.
199
535792
3142
ve %13'ten daha az
polis kaynaklı yaralanmalar gördük.
09:10
EssentiallyAslında, by identifyingtanımlama
the biggesten büyük gapsboşluklar
200
538958
3518
Özünde, en büyük açıklıkları tanımlayarak
09:14
and directingyönetmenlik policepolis
attentionsdikkatini to solvingçözme it,
201
542500
2726
ve polislerin dikkatini
çözmeye odaklayarak
09:17
we can deliverteslim etmek a data-drivenverilere vaccineaşı
againstkarşısında racialırk disparitiesfarklılıkların in policingPolislik.
202
545250
4667
polislikteki ırksal eşitsizliklere karşı
veri güdümü etkisi yapabiliriz.
09:23
Right now, we have the capacitykapasite
to partnerortak with about 40 citiesşehirler at a time.
203
551583
4959
Şu anda, bir seferde 40 şehirle
ortak olma kapasitesine sahibiz.
09:29
That meansanlamına geliyor if we want the UnitedAmerika StatesBirleşik
to stop feelingduygu exhaustedbitkin
204
557417
3851
Bu demektir ki eğer ABD'nin
imkansız bir sorunla uğraşmasından
09:33
from tryingçalışıyor to solveçözmek
an impossibleimkansız problemsorun,
205
561292
2267
yorgun düşmesini önlemek istersek
09:35
we're going to need
a lot more infrastructurealtyapı.
206
563583
2643
çok daha fazla altyapıya
ihtiyacımız olacak.
09:38
Because our goalhedef is to have
our toolsaraçlar be ableyapabilmek to scaleölçek
207
566250
3601
Çünkü amacımız çalışkan organizatörlerin
ve reform yanlısı polislerin
09:41
the brillianceparlaklık of dedicatedadanmış organizersorganizatörler
208
569875
2476
işleyişlerinin ölçeklendirilmesi.
09:44
and reform-mindedreform fikirli chiefsChiefs.
209
572375
2143
09:46
So to get there we're going to need
the kindtür of collectivetoplu will
210
574542
2976
O noktaya gelmek için de
ırk ayrımına son vermiş okullara
09:49
that desegregateddesegregated schoolsokullar
211
577542
1309
ve eski kölelerin çocukları için
09:50
and wonwon the franchiseimtiyaz for the sonsoğulları
and daughterskız çocukları of formereski slavesköle
212
578875
3101
hak kazanmış türde bir toplum
iradesine ihtiyacımız olacak.
09:54
so that we can buildinşa etmek
a kindtür of healthsağlık carebakım systemsistem
213
582000
2309
Böylece aşımızı ülkenin
her yerine ulaştırabilen
09:56
capableyetenekli of deliveringteslim our vaccineaşı
acrosskarşısında the countryülke.
214
584333
2875
bir sağlık hizmeti sistemi kurabiliriz.
10:00
Because our audaciouscesur ideaFikir
215
588417
3142
Çünkü cesur düşüncemiz ABD'deki
100 milyon kişiye hizmet eden merkezlere
10:03
is to deliverteslim etmek a CompStatCompStat for justiceadalet
216
591583
1976
önümüzdeki 5 yıl içinde
adalet için bir CompStat ulaştırmak.
10:05
to departmentsbölümler servingservis 100 millionmilyon people
acrosskarşısında the UnitedAmerika StatesBirleşik
217
593583
3768
10:09
in the nextSonraki fivebeş yearsyıl.
218
597375
1292
10:11
(ApplauseAlkış and cheersalkış)
219
599500
5417
(Alkış ve tezahüratlar)
10:18
Doing that would mean arminghazırlanıyor
about a thirdüçüncü of the UnitedAmerika StatesBirleşik
220
606792
3267
Bunu yapmak ABD'nin 3'te 1'ini ırksal
ayrımlarda tutuklama ve durdurmaları
10:22
with toolsaraçlar to reduceazaltmak racialırk disparitiesfarklılıkların
in policepolis stopsdurak, arrestsTutuklamalar and use of forcekuvvet,
221
610083
5185
ve güç kullanmalarını
azaltam yöntemlerle,
10:27
but alsoAyrıca toolsaraçlar to reduceazaltmak
predatoryyırtıcı cashnakit bailKefalet
222
615292
3267
aynı zamanda yağmacıları, toplu hapisleri,
ailesel değişkenlikleri
ve kronik akıl sağlığını
10:30
and masskitle incarcerationhapsetme,
223
618583
1268
madde bağımlılıklarını ve bizim arızalı
ceza hukukumuzun kışkırttığı
10:31
familyaile instabilitykararsızlık
224
619875
1268
10:33
and chronicKronik mentalzihinsel healthsağlık
and substancemadde abusetaciz issuessorunlar,
225
621167
2517
10:35
and everyher other illhasta that our brokenkırık
criminal-legalceza-hukuki systemssistemler aggravateAğırlaştırmak.
226
623708
3268
diğer bütün hastalıkları azaltan
yöntemlerle donatmak anlamına gelir.
10:39
Because everyher unnecessarygereksiz
arresttutuklamak we can preventönlemek
227
627000
3143
Çünkü önleyebileceğimiz
gereksiz her tutuklama
10:42
saveskaydeder a familyaile from the terrifyingdehşet verici journeyseyahat
throughvasitasiyla eachher one of those systemssistemler.
228
630167
3684
bir aileyi bu sistemlerdeki
dehşet verici yolculuktan korur.
10:45
Just like everyher guntabanca we can leaveayrılmak holsteredkılıflı
229
633875
2684
Tıpkı kılıfında bırakacağımız her silahın
10:48
saveskaydeder an entiretüm communitytoplum
from a lifetimeömür of griefkeder.
230
636583
4000
bütün topluluğu kederli
bir yaşantıdan koruduğu gibi.
10:54
Look, eachher and everyher one of us,
231
642917
2892
Her birimiz, bizim için
önem taşıyan şeyleri ölçeriz.
10:57
we measureölçmek the things that mattermadde to us.
232
645833
2667
11:01
Businessesİşletmeler measureölçmek profitkâr;
233
649750
1976
İşletmeler kârı ölçer,
11:03
good studentsöğrencilerin keep trackiz of theironların gradesNotlar;
234
651750
3059
iyi öğrenciler notlarını takip eder,
11:06
familiesaileleri chartgrafik the growthbüyüme
of theironların childrençocuklar
235
654833
2476
aileler çocuklarının boyunu
kapı çerçevesine işaretler.
11:09
with pencilkalem markingsişaretler in doorframeskapı çerçeveleri.
236
657333
2393
11:11
We all measureölçmek the things
that mattermadde mostçoğu to us,
237
659750
2518
Bizim için önem taşıyan şeyleri ölçeriz.
11:14
whichhangi is why we feel the neglectihmal
238
662292
2851
Bu yüzden de kimse bir şeyi
ölçmeye zahmet etmediğinde
11:17
when nobody'sKimsenin botheringrahatsız
to measureölçmek anything at all.
239
665167
3101
ihmali hissederiz.
11:20
For the pastgeçmiş quarterçeyrek millenniumMillennium,
240
668292
2559
Geçtiğimiz çeyrek milenyumda,
11:22
we'vebiz ettik definedtanımlanmış the problemssorunlar
of raceyarış and policingPolislik
241
670875
2934
işlevsel olarak ölçmesi imkansız olan
11:25
in a way that's functionallyişlevsel olarak
impossibleimkansız to measureölçmek.
242
673833
2381
ırk ve polislik sorunlarını tanımladık.
11:29
But now the scienceBilim saysdiyor
we can just changedeğişiklik that definitiontanım.
243
677875
4309
Ama şimdi bilim bu tanımı
değiştirebileceğimizi söylüyor.
11:34
And the folksarkadaşlar at the CenterMerkezi
for PolicingPolislik EquityHisse senedi,
244
682208
2268
Center for Policiing Equity'de biz,
11:36
I actuallyaslında think we mayMayıs ayı have measuredölçülü
245
684500
1809
polis davranış tarihteki herkesten
daha çok ölçtüğümüzü düşünüyoruz.
11:38
more policepolis behaviordavranış
than any one in humaninsan historytarih.
246
686333
2435
11:40
And that meansanlamına geliyor that oncebir Zamanlar we have the will
247
688792
4684
Bu demektir ki bir kere isteğimiz
ve kaynaklarımız olduğunda
11:45
and the resourceskaynaklar to do it,
248
693500
1583
11:48
this could be the generationnesil
249
696708
2018
ırkçılığı çözülemeyen bir sorun
olarak görmeyi bırakan
11:50
that stopsdurak feelingduygu like racismırkçılık
is an unsolvableçözülemeyen problemsorun
250
698750
3833
ve onun yerine gerekli olan şeylerin
ulaşılabilir olduğunu gören
11:56
and insteadyerine seesgörür
251
704542
1517
11:58
that what's been necessarygerekli
for faruzak too long is possiblemümkün.
252
706083
5792
bir nesil yetişebilir.
Teşekkürler.
12:04
Thank you.
253
712875
1309
(Alkış ve tezahüratlar)
12:06
(ApplauseAlkış and cheersalkış)
254
714208
4250
Translated by Sara Ozturk
Reviewed by Gözde Alpçetin

▲Back to top

ABOUT THE SPEAKER
Phillip Atiba Goff - Justice scientist
Phillip Atiba Goff works with police departments to help public safety become more equitable and less deadly.

Why you should listen

Self-proclaimed "justice nerd" Dr. Phillip Atiba Goff devotes himself to understanding how people think and talk about racism in order to prevent racist behavior -- particularly in policing. He identifies the need to shift how we define racism: not as a defect of character, but rather a pattern of behaviors that are measurable and changeable.

Goff is the president and cofounder of the Center for Policing Equity, an organization that diagnoses the roots of disparate policing in order to eliminate them. As a professor, mediator and translator, Goff helps communities and law enforcement understand each other and address problems that have for centuries felt unsolvable.

More profile about the speaker
Phillip Atiba Goff | Speaker | TED.com