07:50
TEDActive 2011

Mick Ebeling: The invention that unlocked a locked-in artist

Mick Ebeling: Kapatılmış sanatçıyı kurtaran buluş

Filmed:

Sinir hastalığı ALS grafiti sanatçısı TEMPT'i baştan ayağa felçli bıraktı, göz kırparak iletişim kurmaya zorladı. TEDActive'deki muhteşem konuşmada girişimci Mick Ebeling takımı ile birlikte, TEMPT'e ve benzer haldeki diğer sanatçıların tekrar sanat eseri oluşturmalarını sağlayacak açık kaynak buluşunu anlatıyor.

- Entrepreneur
Mick Ebeling founded the Not Impossible Foundation, a nonprofit that develops creative solutions to real-world problems. Full bio

I have had the distinct blessing in my life
Hayatımda birkaç muhteşem projede çalışma
00:15
to have worked on a bunch of amazing projects.
lütfuna sahip oldum.
00:18
But the coolest I ever worked on
Ama en harikası bu
00:20
was around this guy.
elemanla yaptığım.
00:22
This guy's name is TEMPT.
Bu elemanın adı TEMPT.
00:24
TEMPT was one of the foremost graffiti artists in the 80s.
TEMPT 80'lerde adı en başta gelen grafiti sanatçılarındandı.
00:26
And he came up home from a run one day
Ve bir gün koşudan eve geldi ve
00:29
and said, "Dad, my legs are tingling."
"Baba, ayaklarım karıncalanıyor." dedi.
00:31
And that was the onset of ALS.
Ve bu ALS'nin başlangıcıydı.
00:33
So TEMPT is now completely paralyzed.
Şimdi TEMPT şimdi tamamiyle felç.
00:35
He only has use of his eyes.
Sadece gözlerini hareket ettirebiliyor.
00:37
I was exposed to him.
Ona tutuldum.
00:40
I have a company that does design and animation,
Tasarım ve animasyon yapan bir şirketim var,
00:42
so obviously graffiti is definitely an intricate part
dolayısıyla açıkça, grafiti kesinlikle sanat dünyasında hayran olduğumuz ve
00:44
of what we admire and respect in the art world.
saygı duyduğumuz bir şey.
00:46
And so we decided that we were going to sponsor
Ve böylece Tony, TEMPT, ve onun amacı için
00:49
Tony, TEMPT, and his cause.
sponsor olacağımıza karar verdik.
00:52
So I went and met with his brother and father
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim,
00:54
and said, "We're going to give you this money.
ve "Bu parayı size vereceğiz.
00:56
What are you going to do with it?"
Parayla ne yapacaksınız?" dedim.
00:58
And his brother said, "I just want to be able to talk to Tony again.
Ve kardeşi "Sadece tekrar Tony ile konuşabilmeyi istiyorum.
01:00
I just want to be able to communicate with him
Sadece onunla iletişime geçebilmeyi
01:03
and him to be able to communicate with me."
ve onun da benimle iletişime geçebilmesini istiyorum." dedi.
01:05
And I said, "Wait a second, isn't that -- I've seen Stephen Hawking --
Ve "Bir saniye, Stephen Hawking'i görmüştüm,
01:07
don't all paralyzed people have the ability to communicate
bütün felçli insanlar bu cihazlar sayesinde
01:09
via these devices?"
iletişim kuramıyorlar mı?" dedim.
01:12
And he said, "No, unless you're in the upper echelon and
Ve, kardeşi " Hayır, en üst kademede olmadıkça,
01:14
you've got really amazing insurance,
çok şaşırtıcı iyi bir sigortan da olsa,
01:17
you can't actually do that.
aslında bunu yapamazsın.
01:19
These devices aren't accessible to people."
Bu cihazlar insanların erişebileceği cihazlar değil" dedi.
01:21
And I said, "Well, how do you actually communicate?"
Ve ben, "Peki nasıl iletişim kuruyorsunuz?" dedim.
01:23
Has everyone seen the movie "The Diving Bell and the Butterfly?"
Herkes "Kelebek ve Dalgıç" filmini izledi mi?
01:25
That's how they communicate --
İşte bu şekilde iltişim kuruyorlar,
01:27
so run their finger along.
parmaklarını gezdirerek.
01:29
I said, "That's archaic. How can that be?"
"Bu çok eski. Bu nasıl olabilir?" dedim.
01:31
So I showed up with the desire to just write a check,
Yanlarına sadece bir çek yazmak için gelmiştim,
01:34
and instead, I wrote a check
ve onun yerine nasıl nakite çevireceğime dair
01:38
that I had no freaking idea how I was going to cash.
bir fikrimin olmadığı bir çek yazdım.
01:40
I committed to his brother and his father right then and there --
Hemen ardından orada babasına ve kardeşine söz verdim.
01:43
I'm like, "All right, here's the deal:
"Pekela, işte anlaşma:
01:45
Tony's going to speak, we're going to get him a machine,
Tony konuşacak, ona makine alacağız,
01:47
and we're going to figure out a way for him to do his art again.
ve sanatını tekrardan icra edebilmesi için bir yol bulacağız.
01:49
Because it's a travesty that someone who still has all of that in him
Çünkü sanatı ile ilgili her şeye sahip olup da,
01:52
isn't able to communicate it."
bunu iletme kabiliyetine sahip olmaması adaletsizlik."
01:55
So I spoke at a conference a couple months after that.
Böylece birkaç ay sonra bir konferansta konuştum.
01:57
I met these guys called GRL,
GRL(GAP) denilen kişilerle tanıştım.
01:59
Graffiti Research Lab,
Graffiti Araştırma Labı,
02:01
and they have a technology
ve onlar ışığı her hangi bir yüzeye yansıtan,
02:03
that allows them to project a light onto any surface
sonra bu yüzeye lazer işaretleyici ile çizebilmeyi
02:05
and then, with a laser pointer, draw on it,
ve bunu kaydetmeyi sağlayan
02:07
and it just registers the negative space.
teknolojiye sahipler.
02:09
So they go around and do art installations like this.
Böylece onlar bir yere gider ve bunun gibi sanat görselleri yaparlar.
02:11
All the things that go up there, they said there's a life cycle.
Herşey buraya kadar çıkıyor, bir hayat döngüsü var dediler.
02:14
First it starts with the sexual organs,
İlk cinsel organlar ile başlar,
02:17
then it starts with cuss words,
sonra küfürlü sözlerle başlar,
02:20
then it was Bush slanders
sonra Bush'un itiraflarıdır,
02:22
and then people actually got to art.
ve insanlar aslında sanat için var.
02:24
But there was always a life cycle to their presentations.
Ama her zaman onların sunumlarına bir hayat döngüsü vardı.
02:26
So I went home and was having dinner with my wife
Böylece eve gittim ve eşimle yemek yiyordum,
02:29
and was telling her about this,
ve bir yandan bu konuyu anlatıyordum,
02:31
and we were like, "Well wait a second. If we know that this technology exists
şu şekilde bir konuşma oldu," peki bir saniye eğer gözle birşeyler
02:33
where you can use your eyes to control things,
kontrol etme teknolojisini var olduğunu biliyorsak,
02:36
why don't we figure out a way for TEMPT to control a laser
neden TEMPT'in lazer kullanabilmesi için bir yol bulmuyoruz
02:38
and he could do graf again? Well that would be awesome."
hem tekrar grafiti yapar, ve bu süper olurdu."
02:41
So that started the journey.
Böylece yolculuğumuz başladı.
02:44
And about two years later, about a year later,
Ve yaklaşık iki sene sonra, yaklaşık bir sene sonra,
02:46
after a bunch of organization
bir çok organizasyondan
02:49
and a bunch of moving things around,
ve bir çok şeyin etrafında dolandıktan sonra
02:51
we'd accomplished a couple things.
bir kaç şey başardık.
02:53
One, we battered down the doors of the insurance companies,
1, sigorta şirketlerinin kapılarını yıktık,
02:55
and we actually got TEMPT a machine
ve gerçektende TEMPT'e iletişim kurabilmesini
02:57
that let him communicate -- a Stephen Hawking machine.
sağlayacak bir tane Stephen Hawking makinesi aldık.
02:59
(Applause)
(Alkış)
03:02
Which was awesome.
Bu muhteşemdi.
03:04
And he's seriously one of the funniest -- I call him Yoda,
Ve o kişi en komiklerinden biri --- ben Yoda diyorum ona
03:06
because you talk to the guy, you get an email from him,
çünkü adamla konuşuyorsunuz, ondan bir elektronik posta alıyorsunuz,
03:08
and you're like, "I'm not worthy. This guy's so amazing."
ve sen "Ben değerli değilim. Bu adam çok şaşırtıcı." diyorsun.
03:10
The other thing we did
Diğer yaptığımız şey ise
03:13
is we flew seven programmers from all over the world --
dünyanın her yerinden -- abartısız dünyanın her köşesinden--
03:15
literally every corner of the world --
yedi programcıyı
03:17
into our house.
evimize getirdik.
03:19
My wife and kids and I moved to our back garage,
Karım ve çocuklarım ve ben arka garaja taşındık,
03:21
and these hackers and programmers
ve bu hackerlar ve programcılar
03:24
and conspiracy theorists and anarchists took over our house.
ve komplo teorileri üretenler ve anarşistler evimize yerleştiler.
03:26
A lot of our friends thought we were absolutely stupid to do that
Bunu yaptığımızdan dolayı birçok arkadaşımız bizim kesinlikle aptal olduğumuzu düşündü
03:29
and that we were going to come back
ve bir gün geri gelecektik
03:32
and all the pictures on the wall would be removed and graf on the walls.
duvardaki bütün tablolar kaldırımış ve yerlerine graflar olacaktı.
03:34
But for over two weeks,
Ama iki hafta gibi bir sürede
03:37
we programmed,
programladık,
03:39
we went to the Venice boardwalk,
Venice Boardwalk'a gittik,
03:41
my kids got involved,
çocuklarım dahil oldu,
03:43
my dog got involved,
köpeğim dahil oldu,
03:46
and we created this.
ve biz bunu oluşturduk.
03:48
This is called the EyeWriter,
Buna GözYazar deniyor,
03:50
and you can see the description.
ve açıklamayı görebilirsiniz.
03:52
This is a cheap pair of sunglasses
Bu ucuz bir gözlük çifti
03:54
that we bought at the Venice Beach boardwalk,
bunu Venice Beach Boardwalk'ta satın aldık,
03:56
some copper wire
biraz bakır kablo
03:58
and some stuff from Home Depot and Radio Shack.
ve Home Depot ve Radio Shack'tan biraz malzeme.
04:00
We took a PS3 camera, hacked it open,
PS3 kamera aldık, açmak için heklenmiş,
04:02
mounted it to an LED light,
bir LED işığı ile birleştirilmiş,
04:05
and now there's a device that is free --
ve şimdi bir cihaz var bedava kendinizin yapabileceği,
04:07
you build this yourself, we publish the code for free,
kodlarınıda bedava yayınlıyoruz,
04:10
you download the software for free.
programı bedavaya indirebiliyorsunuz.
04:12
And now we've created a device
Ve kesinlikle hiçbir sınırlaması
04:14
that has absolutely no limitations.
olmayan bir cihaz yaptık.
04:16
There's no insurance company that can say "No."
Buna hayır diyebilecek sigorta şirketi yok.
04:19
There's no hospital that can say "No."
Buna hayır diyebilecek hastahane yok.
04:21
Anybody who's paralyzed now has access
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan
04:24
to actually draw or communicate using only their eyes.
çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.
04:26
(Applause)
(Alkış)
04:29
Thank you.
Teşekkürler.
04:38
Thank you guys very much. That was awesome.
Çok teşekkür ederim arkadaşlar. Bu muhteşemdi.
04:43
So at the end of the two weeks,
İki haftanın sonunda,
04:47
we went back to TEMPT's room.
TEMPT'in odasına gittik.
04:50
I love this picture, because this is someone else's room
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası
04:52
and that's his room.
ve bu ise onun.
04:54
So there's all this hustle and bustle going on for the big unveiling.
Ve ondan sonra ürünü ortaya çıkarmak için bir koşuşturmaca.
04:56
And after over a year of planning,
Ve bir yıl boyunca planlama,
04:59
two weeks of programming,
2 hafta programlama,
05:01
carb-fest and all-night sessions,
karbonhidrat festivali ve bütün gece oturmaları,
05:03
Tony drew again for the first time in seven years.
Tony 7 sene sonra ilk kez tekrar çizdi.
05:05
And this is an amazing picture,
Ve bu şaşırtıcı bir resim,
05:08
because this is his life support system,
çünkü bu onun hayat destek sistemi,
05:10
and he's looking over his life support system.
ve hayat destek sistemi aracılığıyla bakıyor.
05:12
We kicked his bed so that he could see out.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.
05:14
And we set up a projector
Ve projeksiyonu hastahanenin dışında bulunan park
05:16
on a wall out in the parking lot outside of his hospital.
yerinde bulunan duvarın üzerine kurduk.
05:18
And he drew again for the first time,
Ve ilk kez tekrardan çizebildi,
05:21
in front of his family and friends --
ailesinin ve arkadaşlarının önünde
05:23
and you can only imagine
ve park yerinde ne hissinin olduğunu
05:25
what the feeling in the parking lot was.
sadece hayal edebilirsiniz.
05:27
The funny thing was, we had to break into the parking lot too,
Komik olan şey ise, park yerinede zorla girmek durmunda kaldık,
05:29
so we totally felt like we were legit in the whole graf scene too.
böylece graf görüntüsünde de tamamiyle yasal olarak hissettik.
05:32
(Laughter)
(Kahkaha)
05:34
So at the end of this, he sent us an email,
Bunun sonunda, o bize bir mail gönderdi,
05:36
and this is what the email said:
ve buda mailde yazdıkları:
05:39
"That was the first time I've drawn anything for seven years.
"Bu yedi sene içinde çizebildiğim ilk zamandı.
05:41
I feel like I had been held underwater,
Sanki suyun altında tutuluyor gibiydim,
05:44
and someone finally reached down
ve sonunda birisi bana ulaştı
05:46
and pulled my head up so I could breathe."
ve başımı yukarıya çekti böylece nefes alabildim."
05:48
Isn't that awesome?
Muhteşem değil mi bu.
05:51
(Applause)
(Alkış)
05:53
So that's kind of our battle cry.
Bu bizim zafer gözyaşımız gibi birşey.
05:56
That's what keeps us going and keeps us developing.
Bizim devam etmemizi ve geliştirmemizi sağlayan bu.
05:59
And we've got such a long way to go with this.
Ve bunla ilgili gideceğimiz çok yol var.
06:01
This is an amazing device,
Bu çok şaşırtıcı bir cihaz,
06:03
but it's the equivalent of an Etch A Sketch.
fakat çizilip silinebilen tahta gibi.
06:05
And someone who has that kind of artistic potential deserves so much more.
Artistik potansiyele sahip birisi daha fazla hak ediyor.
06:07
So we're in the process of trying to figure out
Dolayısıyla bunu daha iyi, hızlı, güçlü nasıl yapacağımızı anlama konusunda
06:10
how to make it better, faster, stronger.
deneme sürecinin içerisindeyiz.
06:12
Since that time, we've had all kinds of acknowledgment.
Bu zamandan beri, her türlü bilgiye sahibiz.
06:14
We've won a bunch of awards.
Birçok ödül kazandık
06:17
Remember, it's free; none of us are making any money on this thing.
Hatırlayın; bu bedava; hiçbirimiz bunun üzerinden para kazanmıyor.
06:19
It's all coming out of our own pockets.
Her masraf bizim cebimizden çıkıyor.
06:21
So the awards were like, "Oh, this is fantastic."
Böyelece ödüller, "Oh, bu fantastik" şeklinde.
06:23
Armstrong Twittered about us,
Armstrong bizi Twitledi,
06:25
and then in December, Time magazine honored us
ve sonra aralık ayında, Time dergisi 2010 yılının
06:27
as one of the top 50 inventions of 2010, which was really cool.
en iyi 50 içadı içinde göstererek bizi onurlandırdı, bu gerçektende güzel.
06:29
(Applause)
(Alkış)
06:32
The coolest thing about this --
Bununla ilgili en güzel şey --
06:34
and this is what's completing the whole circle --
ve bu bütün çemberi tamamlayan --
06:36
is that in April of this year,
bu yılın nisan ayında,
06:39
at the Geffen MOCA in downtown Los Angeles,
Los Angeles'ın şehir merkezinde bulunan Geffen MOCO'da
06:41
there's going to be an exhibition called "Art of the Streets."
olacak olan "Sokakların Sanatı" diye adlandırılan sergidir.
06:44
And "Art of the Streets" is going to have
Ve "Sokakların Sanatı" sergisinde sokak sanatının
06:46
pretty much the bad-asses of the street art scene --
iyi sanatçıları oalacak --
06:48
Banksy, Shepard Fairey, KAWS --
Banksy, Shepard Fairey, CAWs --
06:50
all of these guys will be there.
bu elemanların hepsi orada olacak.
06:53
TEMPT's going to be in the show,
TEMPT şovda olacak,
06:55
which is pretty awesome.
bu ise muhteşem.
06:57
(Applause)
(Alkış)
06:59
So basically this is my point:
Aslında benim anlatmak istediğim:
07:01
If you see something that's not possible,
Eğer imkansız birşey görürsen,
07:05
make it possible.
onu imkalı yap.
07:07
Everything in this room wasn't possible --
Bu odadaki herşey imkansızdı --
07:09
this stage, this computer, this mic, the EyeWriter --
bu sahne, bu bilgisayar, bu mikrafon, EyeWriter --
07:11
wasn't possible at one point.
bir noktada imkansızdı.
07:14
Make it possible, everyone in this room.
İmkanlı kıl -- bu odadaki herkes.
07:16
I'm not a programmer,
Programcı değilim,
07:18
never done anything with ocular recognition technology,
göz tanıma teknolojisi ile ilgili hiçbir şey yapmadım,
07:20
but I just recognized something and associated myself with amazing people
ama sadece birşey farkettim ve kendimi ilginç insanlarla birleştirdim
07:22
so that we could make something happen.
ve böylece birşeyin olmasını sağladık.
07:25
And this is the question I want everyone to ask yourself
Ve hergün aklınıza yapılması gereken birşey geldiğinde
07:27
every single day
bu soruyu herksesin kendisine
07:29
when you come up with something you feel that needs to be done:
sormasını istiyorum.
07:31
if not now, then when? And if not me, then who?
Eğer şimdi değilse , ne zaman? Ve eğer ben değilsem, kim?
07:34
Thank you guys.
Herkese teşekkürler.
07:37
(Applause)
(Alkışlar)
07:39
Translated by Mustafa İsmail ALKAN
Reviewed by Sancak Gülgen

▲Back to top

About the Speaker:

Mick Ebeling - Entrepreneur
Mick Ebeling founded the Not Impossible Foundation, a nonprofit that develops creative solutions to real-world problems.

Why you should listen

Raised in a family of entrepreneurs and philanthropists, Mick Ebeling is founder of the Not Impossible Foundation, an organization comprised of thinkers, dreamers, and doers, with a mission to take ideas that once seemed impossible to possible, when the right people are connected and empowered. 

After befriending ALS patient and renowned street artist Tempt, he and a team of programmers, hackers, artists and inventors developed the EyeWriter -- a low-cost eye-tracking device that allows artists with the nerve disease ALS to draw using only their eyes. Through his latest initiative, Project Daniel, he helped create a 3D-printed prosthetic lab in Sudan. His new book is Not Impossible: The Art and Joy of Doing What Couldn't Be Done.

He is also the founder of The Ebeling Group, an international production company and creative think tank, representing some of the world's leading design and directing collectives.

He says: "If not now, then when? If not me, then who?" 

More profile about the speaker
Mick Ebeling | Speaker | TED.com