English-Video.net comment policy

The comment field is common to all languages

Let's write in your language and use "Google Translate" together

Please refer to informative community guidelines on TED.com

TED2009

Hans Rosling: Insights on HIV, in stunning data visuals

Hans Rosling HIV konusunda; Yeni gerçekler ve şaşırtıcı data görüntüleri...

Filmed
Views 914,881

Hans Rosling dünyanın en ölümcül ve en yanlış anlaşılan hastalığı HIV ile ilgili kompleks risk faktörlerini yeni görsel data sunumunu ile ortaya koyuyor; bu epideminin sonlandırılması için anahtar ilaç tedavileri değil yeni bulaşların önlenmesidir...

- Global health expert; data visionary
In Hans Rosling’s hands, data sings. Global trends in health and economics come to vivid life. And the big picture of global development—with some surprisingly good news—snaps into sharp focus. Full bio

(Applause)
(Alkışlar)
00:12
AIDS was discovered 1981; the virus, 1983.
AIDS 1981 yılında keşfedildi, virus 1983'de
00:18
These Gapminder bubbles show you
Bu "gapminder" baloncukları sizlere
00:23
how the spread of the virus was in 1983 in the world,
virüsün 1983 yılında dünyaya nasıl yayıldığını gösteriyor,
00:25
or how we estimate that it was.
yani böyle tahmin ediyoruz.
00:29
What we are showing here is --
Burada gösterdiğimiz şey şu;
00:31
on this axis here, I'm showing percent of infected adults.
bu eksende, enfekte hastaların yüzdesini gösteriyorum
00:33
And on this axis, I'm showing dollars per person in income.
bu eksende de kişi başına düşen geliri dolarla gösteriyorum.
00:40
And the size of these bubbles, the size of the bubbles here,
Bu baloncukların büyüklüğü, buradaki baloncukların büyüklüğü
00:45
that shows how many are infected in each country,
her ülkede kaç kişinin enfekte olduğunu gösteriyor,
00:49
and the color is the continent.
renkler de kıtaları gösteriyor.
00:52
Now, you can see United States, in 1983,
Şimdi, 1983 yılında ABD^yi görüyorsunuz,
00:54
had a very low percentage infected,
çok az bir yüzdesi enfekteydi,
00:56
but due to the big population, still a sizable bubble.
ama büyük nüfusu nedeniyle, yine de büyük bir baloncuk.
00:59
There were quite many people infected in the United States.
ABD'de enfekte olan kişi sayısı oldukça fazlaydı.
01:03
And, up there, you see Uganda.
Ve yukarıda Uganda'yı görüyorsunuz.
01:06
They had almost five percent infected,
Neredeyse %5 oranında enfekte,
01:08
and quite a big bubble in spite of being a small country, then.
küçük bir ülke olmasına rağmen o zaman için oldukça büyük bir balon...
01:11
And they were probably the most infected country in the world.
Ve belki de dünyadaki en enfekte ülkeydiler.
01:14
Now, what has happened?
Peki neler oldu?
01:19
Now you have understood the graph
Grafiği anlamak zorundasınız,
01:21
and now, in the next 60 seconds,
ve şimdi bundan sonraki 60 saniyede
01:23
we will play the HIV epidemic in the world.
dünya HIV epidemi filmini oynatacağız.
01:26
But first, I have a new invention here.
Ama önce, burada yeni bir icadım var.
01:29
(Laughter)
(kahkahalar)
01:34
I have solidified the beam of the laser pointer.
Lazer işaretleyicisinin ışınını katı hale getirdim.
01:39
(Laughter)
(Kahkahalar)
01:43
(Applause)
(Alkışlar)
01:46
So, ready, steady, go!
Tamam, dikkat, hazır, başla!
01:52
First, we have the fast rise in Uganda and Zimbabwe.
İlk olarak Uganda ve Zimbabwe'de hızlı artış var.
01:56
They went upwards like this.
Böyle yukarı çıkıyorlar.
02:00
In Asia, the first country to be heavily infected was Thailand --
Thailand Asya'daki ilk yoğun enfekte ülke oluyor.
02:02
they reached one to two percent.
Yüzde bir-iki civarına ulaştılar.
02:06
Then, Uganda started to turn back,
Sonra Uganda geri dönmeye başladı,
02:08
whereas Zimbabwe skyrocketed,
bu arada Zimbabwe roket hızıyla yükseldi,
02:10
and some years later South Africa had a terrible rise of HIV frequency.
bir kaç yıl içinde Kuzey Afrika'da HIV sıklığında berbat bir artışı başladı.
02:12
Look, India got many infected,
Bakın, Hindistan'da pek çok enfekte var,
02:16
but had a low level.
ama düzeyi düşük.
02:18
And almost the same happens here.
Ve burada da neredeyse aynısı oluyor.
02:20
See, Uganda coming down, Zimbabwe coming down,
Bakın, Uganda aşağı iniyor, Zimbabwe aşağı iniyor,
02:22
Russia went to one percent.
Rusya yüzde bir'e çıktı.
02:25
In the last two to three years,
Son iki üç yılda
02:27
we have reached a steady state of HIV epidemic in the world.
dünyada HIV epidemisinde sabit bir hale geçmiş bulunuyoruz.
02:30
25 years it took.
Tam 25 yılımızı aldı.
02:34
But, steady state doesn't mean that things are getting better,
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez,
02:37
it's just that they have stopped getting worse.
sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.
02:40
And it has -- the steady state is, more or less,
Ve bu sabit seyir halinde
02:43
one percent of the adult world population is HIV-infected.
dünya nüfusunun yaklaşık %1'i HIV ile enfekte.
02:47
It means 30 to 40 million people,
Bu 30-40 milyon kişi demek,
02:51
the whole of California -- every person,
Neredeyse Kaliforniya nüfusu kadar, herkes dahil..
02:54
that's more or less what we have today in the world.
işte dünyadaki durum aşağı yukarı böyle.
02:56
Now, let me make a fast replay of Botswana.
Şimdi Botswana için hızlıca yendiden göstereyim.
02:58
Botswana -- upper middle-income country in southern Africa,
Botswana-Afrika'da orta-üst geliri olan bir güney Afrika ülkesi,
03:03
democratic government, good economy,
yönetimi demokratik, ekonomisi iyi,
03:07
and this is what happened there.
işte orada olan biten;
03:10
They started low, they skyrocketed,
Düşük başlayıp roket hızıyla yükseldiler,
03:12
they peaked up there in 2003,
2003'de tepe noktası yaptılar,
03:14
and now they are down.
sonra aşağıya indiler.
03:17
But they are falling only slowly,
Ama aşağıya yavaşca iniyorlar,
03:19
because in Botswana, with good economy and governance,
çünkü Botswana'da iyi ekonomi ve hükümet ile
03:21
they can manage to treat people.
insanları tedavi etmeyi başarabiliyorlar.
03:23
And if people who are infected are treated, they don't die of AIDS.
Ve enfekte insanlar tedavi edilirse, AIDS'den ölmüyorlar.
03:26
These percentages won't come down
Bu yüzdeler de aşağıya inmiyor.
03:29
because people can survive 10 to 20 years.
çünkü insanlar 10-20 yıl hayatta kalabiliyorlar.
03:32
So there's some problem with these metrics now.
O zaman bu ölçülerde bazı sıkıntılar var.
03:34
But the poorer countries in Africa, the low-income countries down here,
Afrika'daki daha fakir ülkeler, geliri az olan ülkeler burada aşağıda,
03:37
there the rates fall faster, of the percentage infected,
bu ülkelerde enfekte insan oranların hızla azalıyor
03:41
because people still die.
çünkü bu ülkelerde insanlar hala ölüyor.
03:47
In spite of PEPFAR, the generous PEPFAR,
PEPFAR'a rağmen, cömert PEPFAR,
03:49
all people are not reached by treatment,
tedavi herkese ulaşamıyor,
03:52
and of those who are reached by treatment in the poor countries,
ve fakir ülkelerde tedavisi başlananlardan 2 yıl içinde
03:55
only 60 percent are left on treatment after two years.
tedaviye devam edenlerin oranı %60 civarında.
03:57
It's not realistic with lifelong treatment
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu
04:00
for everyone in the poorest countries.
devam eden bir tedavi için gerçekci değil.
04:04
But it's very good that what is done is being done.
Ama yapılacak olanın yapılmış olması güzel.
04:06
But focus now is back on prevention.
Şimdi korumaya odaklanma zamanı.
04:09
It is only by stopping the transmission
Dünya bu hastalıkla ancak bulaşmasını
04:13
that the world will be able to deal with it.
engelleyerek başa çıkabilecek.
04:16
Drugs is too costly -- had we had the vaccine,
İlaç çok pahalı--bir aşımız olsaydı,
04:19
or when we will get the vaccine, that's something more effective --
ya da aşımız olduğunda bu çok daha etkili olacak elbette--
04:21
but the drugs are very costly for the poor.
ama ilaçlar fakirler için çok pahalı.
04:24
Not the drug in itself, but the treatment
İlacın kendisi de değil, tedavi
04:26
and the care which is needed around it.
ve bakım gereksinimi pahalı.
04:28
So, when we look at the pattern,
Yani bu dağılıma baktığımızda,
04:32
one thing comes out very clearly:
bir şey çok net gözüküyor;
04:35
you see the blue bubbles
mavi baloncukları görüyorsunuz
04:37
and people say HIV is very high in Africa.
ve insanlar Afrika'da yüksek HIV yüzdesi var diyor.
04:39
I would say, HIV is very different in Africa.
Oysa ben HIV Afrika'da çok farklı derdim.
04:41
You'll find the highest HIV rate in the world
Dünyadaki en yüksek HIV hızını
04:44
in African countries,
Afrika ülkelerinde bulacaksınız.
04:48
and yet you'll find Senegal, down here --
ama burada Senegal, aşağıda,
04:50
the same rate as United States.
ABD ile aynı orana sahip.
04:52
And you'll find Madagascar,
Ve Madagascar'ı ve pek çok
04:54
and you'll find a lot of African countries
Afrika ülkesini de dünyanın geriye kalanı
04:56
about as low as the rest of the world.
kadar düşük oranlarda bulacaksınız.
04:58
It's this terrible simplification that there's one Africa
Tek bir Afrika'nın olduğunu düşünmek ve işlerin Afrika'da
05:01
and things go on in one way in Africa.
nasıl gittiğinden bahsetmek berbat bir genelleme
05:05
We have to stop that.
Buna bir son vermeliyiz.
05:07
It's not respectful, and it's not very clever
Bu şekilde düşünmek ne çok saygılı
05:09
to think that way.
ne de akıllıca...
05:12
(Applause)
(Alkışlar)
05:14
I had the fortune to live and work for a time in the United States.
ABD'de bir süre yaşama ve çalışma şansım oldu.
05:18
I found out that Salt Lake City and San Francisco were different.
Salt Lake City ve San Francisco'nun farklı yerler olduğunu öğrendim.
05:21
(Laughter)
(Kahkahalar)
05:25
And so it is in Africa -- it's a lot of difference.
Yani Afrika'nın içinde--pek çok farklılıklar var.
05:27
So, why is it so high? Is it war?
Peki bu neden yüksek? Savaş yüzünden mi?
05:30
No, it's not. Look here.
Hayır, değil. Buraya bakın.
05:32
War-torn Congo is down there -- two, three, four percent.
Savaştan çıkmış Kongo aşağıda burada--yüzde 2-3-4'lerde
05:34
And this is peaceful Zambia, neighboring country -- 15 percent.
Ve barış dolu Zambia, hemen komşu ülkesi -- Yüzde 15'lerde.
05:37
And there's good studies of the refugees coming out of Congo --
Ve Congo'dan kaçan mültecilerle ilgili yapılmış güzel çalışmalar var
05:41
they have two, three percent infected,
%2-3 oranında enfekteler...
05:44
and peaceful Zambia -- much higher.
ve barış dolu Zambia-- çok daha yüksek.
05:46
There are now studies clearly showing
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve
05:48
that the wars are terrible, that rapes are terrible,
tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.
05:50
but this is not the driving force for the high levels in Africa.
Ama bu Afrika'daki yüksek hız için tetikleyici olan şey değil.
05:53
So, is it poverty?
Peki, fakirlik mi?
05:56
Well if you look at the macro level,
Makro düzeyde bakarsanız,
05:58
it seems more money, more HIV.
nerede çok para var, orada daha çok HIV var.
06:00
But that's very simplistic,
Ama bu çok basit oldu,
06:02
so let's go down and look at Tanzania.
aşağıya inip Tanzania'ya bakalım.
06:05
I will split Tanzania in five income groups,
Tanzania'yı beş gelir grubuna göre böldüm,
06:07
from the highest income to the lowest income,
en yüksekden en düşük gelire göre dizdim.
06:11
and here we go.
ve işte başlıyoruz.
06:13
The ones with the highest income, the better off -- I wouldn't say rich --
Geliri yüksek olanlarda, zengin de diyemem ama daha iyi olanlar
06:15
they have higher HIV.
daha yüksek HIV oranına sahip.
06:18
The difference goes from 11 percent down to four percent,
Aradaki fark %'4'den %11'lere varıyor,
06:20
and it is even bigger among women.
ve kadınlar arasındaki fark daha da fazla.
06:23
There's a lot of things that we thought, that now, good research,
Pek çok şeyi düşündük, Afrika Enstitüleri ve araştırmacıları,
06:25
done by African institutions and researchers
uluslararası araştırmacılar ile yaptıkları çalışmalarda
06:29
together with the international researchers, show that that's not the case.
durumun böyle olmadığını gösterdi.
06:32
So, this is the difference within Tanzania.
İşte bu Tanzania içindeki farklılıklar.
06:35
And, I can't avoid showing Kenya.
Ve Kenya'yı göstermeden edemeyeceğim.
06:37
Look here at Kenya.
Bakın burası Kenya.
06:39
I've split Kenya in its provinces.
Kenya'yı illerine ayırdım.
06:41
Here it goes.
Başladı.
06:43
See the difference within one African country --
Bir Afrika ülkesi içindeki farklılığı görüyor musunuz?
06:45
it goes from very low level to very high level,
En azdan en yükseğe doğru değişiyor,
06:48
and most of the provinces in Kenya is quite modest.
ve Kenya'nın illerinden pek çoğu oldukca tutucudur da.
06:51
So, what is it then?
O zaman ne?
06:54
Why do we see this extremely high levels in some countries?
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?
06:56
Well, it is more common with multiple partners,
Tamam. Çok eşli topluluklarda daha fazla,
07:00
there is less condom use,
az kondom kullanılan,
07:03
and there is age-disparate sex --
yaşlı erkeklerın genç kadınlarla
07:06
that is, older men tend to have sex with younger women.
cinsel ilişki kurmaya eğilimli olduğu yerlerde daha fazla.
07:09
We see higher rates in younger women than younger men
Çok enfekte olan ülkelerde genç kadınların hastalık oranı
07:12
in many of these highly affected countries.
genç erkeklere göre çok daha fazla.
07:15
But where are they situated?
Peki yerleşimleri nerede?
07:17
I will swap the bubbles to a map.
Baloncuğu kapatıp bir haritaya geçeceğim.
07:19
Look, the highly infected are four percent of all population
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü
07:21
and they hold 50 percent of the HIV-infected.
ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyor
07:25
HIV exists all over the world.
HIV tüm dünyada var.
07:28
Look, you have bubbles all over the world here.
Bakın, dünyanın her yerinde artık baloncuk var
07:31
Brazil has many HIV-infected.
Brezilya'da pek çok HIV pozitif var
07:33
Arab countries not so much, but Iran is quite high.
Arap ülkelerinde çok değil ama İran oldukça yüksek.
07:36
They have heroin addiction and also prostitution in Iran.
İran'da eroin bağımlılığı ve fuhuş var.
07:39
India has many because they are many.
Hindistan'da çok var çünkü çok kalabalıklar.
07:43
Southeast Asia, and so on.
Güney Asya, ve diğerleri.
07:45
But, there is one part of Africa --
Ama Afrika'nın bir bölgesi var ki--
07:47
and the difficult thing is, at the same time,
Aynı anda hem Afrika hakkında genelleyici olmamak
07:49
not to make a uniform statement about Africa,
hem de "neden böyle oluyor" sorusuna cevap
07:51
not to come to simple ideas of why it is like this, on one hand.
olarak basit fikirler üretmemek aslında oldukça zor.
07:55
On the other hand, try to say that this is not the case,
Diğer yandan, bu durumun ciddi olduğunu itiraf etmek lazım,
07:59
because there is a scientific consensus about this pattern now.
çünkü dağılım hakkında artık bilimsel görüş birliğine de varıldı.
08:02
UNAIDS have done good data available, finally,
UNAIDS nihayet HIV'ın yayılması ile ilgili
08:06
about the spread of HIV.
düzgün verileri paylaştı.
08:09
It could be concurrency.
Rastlantı olabilirdi.
08:12
It could be some virus types.
Bazı virüs tipleri de olabilirdi.
08:15
It could be that there is other things
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı
08:18
which makes transmission occur in a higher frequency.
frekansını arttıyor olma ihtimali de var.
08:22
After all, if you are completely healthy and you have heterosexual sex,
Hepsini bir kenara bırakınca, tamamen sağlıklı ve heteroseksüel seks
08:25
the risk of infection in one intercourse is one in 1,000.
yaşıyorsanız, tek bir ilişki ile enfekte olma riskiniz 1/1000.
08:28
Don't jump to conclusions now on how to
Hemen yorum yapmayın;
08:33
behave tonight and so on.
akşam kendinize hakim olun.
08:35
(Laughter)
(Kahkahalar)
08:37
But -- and if you are in an unfavorable situation,
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız,
08:39
more sexually transmitted diseases, it can be one in 100.
cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100
08:42
But what we think is that it could be concurrency.
Yine de bunun tutarlı olabileceğini düşünüyoruz.
08:45
And what is concurrency?
Ve tutarlı olan nedir?
08:48
In Sweden, we have no concurrency.
İsveç'te, bizde tutarlılık yoktur.
08:50
We have serial monogamy.
Bizde seri halde tek eşlilik var.
08:52
Vodka, New Year's Eve -- new partner for the spring.
Votka, Yeni Yıl Arifesi--bahar aylarında yeni partner.
08:54
Vodka, Midsummer's Eve -- new partner for the fall.
Votka, yaz dönümü arifesi--sonbahar için yeni bir partner.
08:56
Vodka -- and it goes on like this, you know?
Votka--ve bu şekilde devam ediyor, anlatabildim mi?
08:58
And you collect a big number of exes.
Ve yüksek rakamlarda "eski"niz oluyor.
09:00
And we have a terrible chlamydia epidemic --
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var--
09:03
terrible chlamydia epidemic which sticks around for many years.
ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.
09:05
HIV has a peak three to six weeks after infection
HIV enfeksiyondan 3-6 hafta sonra tepe noktası yapar
09:09
and therefore, having more than one partner in the same month
ve bu nedenle aynı ay içinde birden çok partnere sahip olmak
09:12
is much more dangerous for HIV than others.
HIV bulaşımında diğer enfeksiyonlara kıyasla çok daha tehlikelidir.
09:15
Probably, it's a combination of this.
Olanlar muhtemelen bunların kombinasyonu.
09:18
And what makes me so happy is that we are moving now
Beni mutlu eden şey ise bu olaya bakış şeklimizin
09:20
towards fact when we look at this.
bu şekilde olması.
09:23
You can get this chart, free.
Bu grafikleri ücretsiz olarak edinebilirsiniz.
09:25
We have uploaded UNAIDS data on the Gapminder site.
UNAIDS'den gelen verileri Gapminder.org sitesine yükledik.
09:27
And we hope that when we act on global problems in the future
Umudumuz şu ki gelecekte global sorunlar hakkında hareket ederken
09:30
we will not only have the heart,
sadece kalbimizi
09:34
we will not only have the money,
sadece paramızı değil,
09:37
but we will also use the brain.
beynimizi de kullanacağız.
09:39
Thank you very much.
Çok teşekkür ediyorum.
09:42
(Applause)
ALKIŞLAR
09:44
Translated by Seda Demirel
Reviewed by Isil Arican

▲Back to top

About the speaker:

Hans Rosling - Global health expert; data visionary
In Hans Rosling’s hands, data sings. Global trends in health and economics come to vivid life. And the big picture of global development—with some surprisingly good news—snaps into sharp focus.

Why you should listen

Even the most worldly and well-traveled among us will have their perspectives shifted by Hans Rosling. A professor of global health at Sweden's Karolinska Institute, his current work focuses on dispelling common myths about the so-called developing world, which (he points out) is no longer worlds away from the West. In fact, most of the Third World is on the same trajectory toward health and prosperity, and many countries are moving twice as fast as the west did.

What sets Rosling apart isn't just his apt observations of broad social and economic trends, but the stunning way he presents them. Guaranteed: You've never seen data presented like this. By any logic, a presentation that tracks global health and poverty trends should be, in a word: boring. But in Rosling's hands, data sings. Trends come to life. And the big picture — usually hazy at best — snaps into sharp focus.

Rosling's presentations are grounded in solid statistics (often drawn from United Nations data), illustrated by the visualization software he developed. The animations transform development statistics into moving bubbles and flowing curves that make global trends clear, intuitive and even playful. During his legendary presentations, Rosling takes this one step farther, narrating the animations with a sportscaster's flair.

Rosling developed the breakthrough software behind his visualizations through his nonprofit Gapminder, founded with his son and daughter-in-law. The free software — which can be loaded with any data — was purchased by Google in March 2007. (Rosling met the Google founders at TED.)

Rosling began his wide-ranging career as a physician, spending many years in rural Africa tracking a rare paralytic disease (which he named konzo) and discovering its cause: hunger and badly processed cassava. He co-founded Médecins sans Frontièrs (Doctors without Borders) Sweden, wrote a textbook on global health, and as a professor at the Karolinska Institut in Stockholm initiated key international research collaborations. He's also personally argued with many heads of state, including Fidel Castro.

As if all this weren't enough, the irrepressible Rosling is also an accomplished sword-swallower — a skill he demonstrated at TED2007.


More profile about the speaker
Hans Rosling | Speaker | TED.com